Her ne kadar köpeklerin sahip seçmediği söylense de ben bunun tam tersini düşünüyorum. Evimizi paylaştığımız canlılar bile, evdeki diğer bireyleri ne kadar çok severse sevsinler, zaman zaman kendilerine tek bir sahip benimseyebiliyorlar. Bal gibi… Yakışıklı oyuncu Balamir Emren’e aşkla bağlanan köpeği Bal gibi… Gelin, tüylü dostu ile arasındaki ilişkiyi birçok reklam projesinin yanı sıra, dizi ve sinema filmlerinden de tanıdığımız genç sanatçı Balamir Emren’den dinleyelim…

İlk göz ağrısı…

Bal çok başka bir köpek. Herkes eminim kedisi ya da köpeği için aynı şeyi düşünüyordur ama Bal’ı ayıran bir şey var: Sahiplenmesi. Oyuncaklarını, nişanlım Reyhan’ı ve beni asla paylaşamaz. Kıskançlığa yol açabilecek her duruma tatlı tatlı tepkiler gösteren bir köpek. Hoşlanmadığı kişilerin özel eşyalarını alır saklar, huysuzluk yapar… Bir Cocker’a göre oldukça koruyucu bir yapısı var. Aslında nişanlımın köpeği olmasına rağmen aramızdaki iletişim o kadar güçlü ki, Bal’la Balamir sanki birbirini tamamlamış gibi oldu. Her şeyi anlayan ama işine geleni yapan, sadece gerçekten bir tek kişiyi sahiplenen, oyuncu, kurnaz, mutlu, çocuklarla pek arası olmayan bir köpek ama bizim her şeyimiz… Bal’ın bana sarılışını birçok şeye değişmem.

Bal ile birbirimizi tamamladık- Balamir Emren

Balamir Emren ve Yağmur Ağcaoğlu
Bal ile birbirimizi tamamladık- Balamir Emren
Köpek sahibi olmayan bu duyguları anlayamaz

Hayatımda ilk defa benimseyip beslediğim köpek Bal diyebilirim. Hayvan bakmanın, bebek sahibi olmak kadar zor olduğunu düşünüyorum. Büyük sorumluluklar istiyor, zaman istiyor, yeri geliyor sabır istiyor… Bu yüzden düşünmeden eve alınan hayvanların aslında büyük eziyet çektiğine inanıyorum. İnsanların daha bilinçli olması, ömür boyu yanlarından ayırmayacakları canları sahiplenmesi gerekiyor. Hayvanseverler ikiye ayrılmış durumda bence. Seven çok seviyor, çok taktir edilesi yardımlar yapıyor, ormanlara gidiyor, barınakları ziyaret ediyor. Diğer bir kısım var ki hiç anlayamıyorum. Sevmedikleri gibi, zarar da veriyorlar. Çok büyük vicdansızlık! Bu yüzden hayvanların da can olduğunu, bir bebek gibi bakıma, beslenmeye, ilgiye, sevgiye ihtiyaç duyduğunu bilerek, bu bilinci kavradıktan sonra bir kedi ya da köpeğe yuva olmak gerekiyor. Yuvanızı açacağınız her canın, bambaşka duyguların filizlenmesini sağlayacağından eminim. Hayvan sahibi olmadan, bir hayvanla yaşamanın güzelliklerini, anlatmaya çalıştıklarımı birçok insan anlayamaz bence.

Bal ile birbirimizi tamamladık- Balamir Emren

Balamir Emren diyor ki!

Özleme duygusunun sadece insanlara özel olmadığını anladığınız noktada gerçek bir hayvansever oluyorsunuz. Bütün gün işlerden koştururken aileniz kadar, sevdikleriniz kadar özlediğiniz bir can varsa gerçek bir hayvanseversiniz demektir. Benim için Bal’ın yeri çok ayrı. Çimleri gördüğü zaman bambaşka bir köpek gibi davranması, kuşları kovalamaya çalışması, oyuncağı Bobo’yla aşk yaşaması, zaman zaman bizi sahiplenişi bile anlatılmaz duygular yaşatıyor bana. Hiç büyümeyecek bir çocukla yaşamın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anlıyorum. Ve bir hayvan sahibi olarak, hayvan sahiplenmek isteyenlere tek bir soru soruyorum; bebeğe hazır mısınız?

 

 

Fotoğraf ve Video: Mirla Photography http://www.mirla.com.tr

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.