Metropol hayatının sıkıntısı ve İstanbul sokak kedilerinin güzelliği ile evini her daim bir kediye açan Barış Aytaç ve şişko kedisi Kutti harika bir ikili olmuş. “Kedimle aramızdaki bağı, kelimelerle ifade etmem pek zor benim için” demesine rağmen ünlü oyuncu bakın kedisini, karakterini, onunla tanışma hikayesini nasıl da anlatıyor…

Barış Aytaç ve kedisi Kutti
Barış Aytaç ve kedisi Kutti
“Özetle ben onun insanıyım”

Kutti ile tanışmamız aslında şans eseri oldu. İlk kedim Lokum’u kaybettikten sonra bir kedi ya da köpek sahiplenmeyi düşünmüyordum. Lokum bembeyaz tüyleri olan, şahane bir Ankara Kedisi’ydi. Kısırlaştırma ameliyatından sonra anesteziden uyanamadı. Onu henüz 6 aylıkken, bebekken kaybettim. Üzüntüsü hala kalbimde… Fakat İstanbul’da metropol hayatın sıkıntısı beni bir kedi yuvalandırmaya itti. Şans eseri bir veteriner kliniğinin ilanını gördüm ve Kutti hayatıma girdi. 2008 yılından beri birlikteyiz. Çok şişman, yemek yemeyi çok seven bir kedi kendisi. Ben ne yersem merak eder, tatmak ister. Çubuk kraker dahil! 🙂 Miskinliğine söyleyecek bir şey bulamıyorum. Zorunlu görmedikçe hareket etmez. Bu yüzden ben onu değil, o beni oynatır. Top atarım, o bir pati vurur ben topun peşinden koşarım o da istifini bozmaz 🙂

Tipik sokak tekiri!

Aslına bakarsanız Kutti tipik bir sokak kedisi. Ki sokak kedisi olmasına rağmen çok evcimen ve bölgeci. Alanına girerseniz sizi paramparça eder. Zira çok güçlü bir kedidir. Ama en sevdiğim özelliği bana karşı musfik ve sevgi dolu olması. Eskiden yabancıları pek sevmezdi ama yaşlandıkça, başkalarının ona dokunmasına izin vermeye, sosyalleşmeye başladı. İnanın aramızdaki bağı, iletişimi kelimelerle ifade etmem pek zor benim için… Onunla yaşam gerçekten çok keyifli. Ve hiçbir zorluğu yok. Ev benim olduğu kadar onun da evi ve evinde çok huzurlu. Bir sağlık problemi yoksa her zaman kendi çaresinin başına bakan bir kedi. Yalnız ben kedi sahiplenmek isteyenlere bir şey söylemek istiyorum; hiç düşünmeyin sahiplenin! Satın almayın, sahiplenin ve imkanınız varsa iki yavru alın. İki kedi her zaman daha eğlencelidir!

Barış Aytaç ve Yağmur Ağcaoğlu

Çok sevdiğim mesleğimi keyifle icra etmeye devam ediyorum diyen Barış Aytaç, Kutti’nin başka bir kediyi kabullenemediğini söylüyor. 

TED Ankara Kolejini bitirdikten sonra Ankara Üni. Sinema Televizyon Bölümü’nü bırakıp Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üni. Devlet Kons. Tiyatro Bölümü’ne kayıt olan, çeşitli oyunlarda ve tv dizilerinde rol alan Barış Aytaç her ne kadar köpekleri de en az kediler kadar sevdiğini söyleyerek; bir köpeğin kediye nazaran daha çok bakım ve ilgi istediğini, küçük bir evde yaşadığından dolayı evini bir köpekle değil kediyle paylaştığını ve halinden de çok mutlu olduğu ekliyor.

Barış Aytaç ve ajans kedisi Yaman
Barış Aytaç ve ajans kedisi Yaman
Barış Aytaç diyor ki;

Ben şu an obez mi obez, sevimli mi sevimli bir kedi ile aynı evi paylaşıyorum. Bu duygu tarif edilmesi mümkün bir duygu değil. Onun bana muhtaç olduğundan çok benim ona ihtiyacım var. Hayvanlar insanlara çok iyi geliyor, farklı bir enerjileri var. Özellikle sokaktakilerin. Benim oturduğum muhitte sokak hayvanlarına çok saygı duyuluyor. Sık sık besleme yapıyoruz. Fakat bu dünyayı onlarla paylaştığımızı yok sayan acımasız insanlar da var ve ben en çok sokak hayvanlarının bütün bunlara rağmen hayatta kalma güdülerine hayranım! Sözlerimi bitirirken de Beşiktaş’ta gördüğüm bir duvar yazısını söylemek istiyorum, duygularıma tercüman olan: “4 insan bir hayvan etmiyor”

 

Fotoğraflar: Navit Seyddashti

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.