Kusursuz güzellik! Bensu Soral’ı özetleyecek olsam tam olarak bunu söylerdim! Doğallığı, masumiyeti ve asaleti ile birleşen güzelliği tek kelimeyle kusursuz. Fakat ben gerçekten kalbi temiz insanların bu kadar kusursuz bir güzelliğe sahip olduklarına inanırım. Bence Bensu Soral da kalbinin güzelliği yüzüne yansımış oyunculardan biri. Hatta bu doğallığın ve kendine has duruşun onu, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü öğrencisi olmasına rağmen başarıyla ivme yapan oyunculuk kariyerinde zirveye çıkaran ayrıntı olduğunu düşünüyorum.

Bensu Soral
“Spor yapıyorum, resim çiziyorum, motor kullanıyorum, şarkı söylüyorum, dans ediyorum, film izliyorum, sevdiklerimle vakit geçiriyorum… Benim için en önemli şey huzur. Huzurlu olduğum kadar mutluyum.”
Gelelim Bensu Soral’ın kalbindeki patilere…

“Röportajımızın ana konusu olan ‘patiler’le başlamak istiyorum Bensu’yu anlatmaya. Hayvanlara zaafım var. Onların savunmasız ve sevgiye muhtaç halleri beni onlara aşık ediyor. Keşke elimde olsa da yardıma muhtaç olan tüm hayvanları evime alabilsem.” sözleriyle başlayan sohbetimizde bakın Bensu Soral kalbindeki patileri nasıl anlattı:

Hayvanlar kesinlikle insan ruhuna çok iyi geliyor. Onların iyileştirici özellikleri olduğuna inanıyorum. Ne kadar mutsuz olursam olayım, hayvanlarla vakit geçirdiğim zaman her şeyi unutuyorum. Yanlarına yatıp onları dakikalarca izliyorum. Onları seyrederken dert ettiğim şeylerin ne kadar yüzeysel konular olduğunu farkediyorum bazen. Bunun dışında eve gitmek için en büyük motivasyonum onlar, kaçış alanım. Evlerinde evcil hayvanları olan insanlar sevgi doludurlar ve her zaman benim için diğerlerinden bir adım öndedirler. Ben boş zamanlarımda evde olmaktan keyif alıyorum. Onlarla vakit geçirerek rahatlıyor ve dinleniyorum. Hem bedenen hem ruhen… Fakat hayvan sahibi olarak tek korkum onları kaybetmek. Bir gün yanımdan ayrılacak olmalarını düşünmek bile çok üzücü…

Onları tanıdığım için çok şanslıyım!

İlk köpeğimizi biz küçükken sahiplenmiştik. Ama o da çok küçüktü ve hastaydı. Maalesef onu kurtaramadık, çok geçmeden kaybettik. Onun üzüntüsünden sonra evcil hayvan bakmamaya karar verdik. Çünkü hepimizi çok etkilemişti. Ama yıllar sonra, Bağdat Caddesi’nde, yol kenarında, ilk kedimize rastladık. Yeni doğmuştu, ev arıyorlardı ona. Aklımızda kedi sahiplenmek kesinlikle yoktu ama onu görünce dayanamayıp aldık. Onun o bebek hallerini, tepkilerini, uyuyuşunu-uyanışını gördükçe aşık olduk. ‘Sen yokken biz ne yapıyorduk acaba?’yı sorgulattı bize 🙂 Ve 1 yıl sonra sokaktan bir kedi daha sahiplendik ona arkadaş olması için. Şu an biri 6 biri 7 yaşında. İyi ki varlar!

Onların dışında 3 kedimiz daha var ama onlara ablam ve annem bakıyor. Bir de yakışıklı mı yakışıklı bir köpeğimiz var. Erkek arkadaşımın köpeği; Heman. Ama genelde benimle beraber 🙂 Bu karakterde bir köpekle daha önce karşılaşmamıştım. Çok uslu olmasının dışında çok da sabırlı Heman. Traş olurken, yıkanırken, fotoğrafını çekerken, kıyafetlerini giydirirken vs hiçbir şekilde huysuzlanmıyor. Küçük bir çocuk gibi söz dinleyip, uslu uslu komutlarımıza uyuyor. Yanlış bir şey yaptığında çok üzülüyor, kahroluyor ve korka korka bize yaklaşıp yalamaya (öpmeye) çalışıyor. Heman’le vakit geçiren herkes ona aşık oluyor. Anlayacağınız biz 5 kedi bir köpek dahil olmak üzere çok mutlu bir aileyiz. Sanırım bundan sonra bir kedi ya da köpek daha sahiplenmeyiz, yoksa önünü alamayız 🙂

Kedi sahibi olduktan sonra çevremdeki çoğu kişinin de evcil hayvan sahiplenmesine vesile oldum. Fakat onlara ilk söylediğim şey her zaman, evcil hayvan sahiplenmenin büyük bir sorumluluk olduğu ve iyi düşünmeleri gerektiği oldu. Çünkü küçük dostlarımızın bebeklerden farkı yok. Neredeyse aynı ilgi ve alakayı onlara da göstermemiz şart. Buradan da aynı şeyi söylemek istiyorum: Onlara bakabilecek durumunuz ve pozisyonuz varsa hayvan sahiplenin. Sahiplenin diyorum, çünkü petshoplardan satın almalara son derece karşıyım. Sokaklarda bakıma muhtaç onlarca canlı varken bunu ticarete dönüştürenlere lütfen izin vermeyin. Size garanti ediyorum ki, evcil hayvanınız olduğunda hayatınız pozitif anlamda değişecek ve yaptığınız bu iyiliğin karşılığını da hayatınızın her alanında göreceksiniz.

Bensu Soral
Bensu Soral: “İyi de kötü de veteriner hekimler gördüm fakat ülkemizde veteriner hekimlerin hayvanlara olan ilgileri, sevgileri ve destekleri bana güven veriyor”
Bensu Soral diyor ki!

Yalnız ve bakıma muhtaç sokak hayvanlarını evlerine alamayanların, en azından onlara yiyecek, içecek yardımında bulunmalarının onlar için küçük, ama o dostlarımız için çok büyük bir iyilik olduğunu hatırlatmak isterim. Çevrelerinde yeni doğmuş sokak kedilerine ve köpeklerine bir yuva bulmak isteyen kişilerden, onlara yardım etmem konusunda sürekli mesajlar alıyorum. Ve şu ana kadar hepsini kısa zamanda, güvendiğimiz insanların yuvalarına teslim ettik. Bu konuda size de her zaman yardım edeceğimi bilin ve böyle durumlarda lütfen bana sosyal medyadan yazın. Onlara muhakkak bir yuva bulacağımıza söz veriyorum.

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.