Kör bir kedinin yeni eşyalara, kokulara, tatlara, insanlara alışması diğer kediler kadar kolay ya da çabuk olmuyor. Fakat Bıdık bizi bu konuda da yanılttı. Eve gelen herkese kısa sürede alıştı. Onu seven, onunla konuşan, ona korkutmayan herkese kendini sevdirdi. Korkutmaktan kastım alıp kliniğe götürmek, ilaç vermek, tüylerini taramak ya da tırnaklarını kesmek 🙂 Sakın yanlış anlaşılmasın. Eğer bunları yapmazsanız Bıdık sizi hiç rahatsız etmez, hatta size kendini bile sevdirebilir. Can’a da öyle yaptı! Bıdık’ın bebekle tanışması yani Can ile tanışması ilk başta biraz bizi korkuttu. Can’ın doğumu sonrasında babam eve gelip Can’ın giydiği ilk kıyafetleri Bıdık’a koklatmıştı. Ki kedicik kokusunu tanısın, alışmaya başlasın diye. Fakat işler istediğimiz gibi gitmedi!

İlk gün herkes için yorucuydu!

Eğer bir bebeğiniz varsa onunla evde geçirdiğiniz ilk günü hatırlamaya çalışmanızı rica edeceğim. Yanınızda kimler vardı, etraf kalabalık mıydı, yoksa bir başınamıydınız? Biz eşimleydik ve kimseden yardım istemedik. Herkes gelelim, kalalım, yardım edelim dedi ama biz Can ve Bıdık’la birlikte, baş başa olmak istedik. Ama o ilk gün herkes için çok yorucuydu! Can daha minicik biricikken hiç susmadan ağladı, eve ağlayan bir bebekle gelince Bıdık bir şey oluyor sanıp hiç susmadan miyavladı. Can ağladıkça Bıdık miyavladı. Bir yandan bebişi doyur, bir yandan Bıdık’ı sakinleştir: “Yok anneciğim bir şey, o daha bebek”, “Bak Bıdık, gel kokla Bıdık”, … 

Bıdık’ın korkuları Can’ın ağlamasıyla arttı. Can’ın sürekli benim kucağımda olması onu biraz kıskandırdı. Denge kurmak bu aşamada çok önemliydi. Can’ın oyuncakları, bebek arabası, ana kucağı, battaniyesi Bıdık’ın olmuştu. Can’ın yatağında uyuduğu zamanlar bile oldu! Ama sabretmemize, uğraşmamıza değdi.

Zamanla çok sevdi

Açıkçası Bıdık’ın gözlerinin görmemesi beni çok korkutmuştu. İstemeden, görmeden Can’a zarar verebilirdi ki istemeden verdi de. Can henüz 2,5-3 aylıkken Bıdık ana kucağının sallanma sesini oyun zannedip koltuğu yakalamaya çalıştı ve minik patisi hooop Can’ın kafasına geldi. İlk kedi tırmığını o zaman yedi Can 🙂 Ardından Can uyurken yatağına atlayıp koynuna kıvrıldığında kafasını yaladığı için hafif kızarıklık oldu ama bir hafta geçmedi! 🙂 Can Bıdık’tan hiç korkmadı, belki daha çok küçük olduğu için belki Bıdık’ın ona bilerek zarar vermediğini, vermeyeceğini hissettiği için, bilemiyorum ama her şey zamanla güzelleşti. Bıdık artık Can ağlasa bile miyavlamıyor, aksine yanına gidiyor, bize haber veriyor, kapısında bekliyor.

Bıdık’ın bebekle tanışma hikayesi özetle bu kadar diyebiliriz. Bıdık’ın hikayeleri için takipte kalın! 🙂

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.