Öncelikle artrit hakkında genel bir bilgi vererek konumuza başlayalım. Artrit köpeklerde sıkça rastladığımız oldukça ağrılı dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Genç ya da yaşlı, her ırk ve cinsteki köpeğin yaşam kalitesini düşüren bir hastalık olduğu için hayvan sahiplerinin artrit konusunda daha duyarlı olması gerekir. Çünkü bu hastalık ne yazık ki köpeklerimizin yürümesini, koşmasını hatta yaşam süresini ciddi anlamda etkilemektedir.

Alman Çoban Köpeği, Dobermann, Labrador ve Golden Retriever gibi ırklarda daha sık rastlanır.

Eğer köpeğinizde artritis varsa bunu nasıl anlayabilirsiniz?

Şunu söylemek gerekir ki artrit ilerledikçe geri dönüşümü olmayan rahatsızlıkların başlamasına sebep olan bir hastalıktır. Hareket sisteminin yapı taşlarını, eklem, kemik, kıkırdak ve lif yapısını oluşturan protein olan kollajenin azalmasına neden olur. Bu yüzden hayvanlarda özellikle yürüme, atlama, koşma gibi günlük hareketlerde dahi azalmalar başlar. Artriti olan köpekler yürümek, koşmak, atlamak, merdiven çıkmak istemezler. Belirtiler genellikle değişken olsa da topallık, hareket azlığı, ağrı, eklem şişmesi, mutsuzluk, yerden kalkmakta zorlanma, zaman zaman iştahsızlık olarak özetlenebilir. Köpeklerin ağrıyan ya da artrit olan bacaklarını hareket ettirmek istememesi ya da topallaması dikkat çeken ilk belirtiler arasında yer alır. Köpekler zamanla, mevcut ağrı ve acıları nedeniyle günlük hareketlerini de kısıtlamak isteyeceklerdir. Ki bu da duruşlarının, oturuşlarının etkilenmesine neden olur. Artriti olan köpekler sevildikleri zaman ya da oyun amacıyla mıncıklandıkları zaman ne yazık ki artan hassasiyete bağlı olarak hırçınlaşabilirler. Bu yüzden hayvan sahiplerinin canlarını acıtmamaları adına dikkatli olması gerekir.

Peki bu hastalık neden gelişir?

Aslına bakarsanız artritisin nedenleri değişiklik gösterebilir. Yaşlılık, obezite, travma, uzun süren sağlıksız egzersizler, bakteriler, bazı mantarlar, Addison hastalığı, eklem hastalıkları gibi birden fazla neden sayılabilir. Şeker hastalığı ve Cushing sendromu da artriti doğrudan etkileyen hastalıklar arasındadır. Bu yüzden artritin çeşidi ve nedeni bulunmalı, buna bağlı olarak doğru tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Tedavi, belirtilere ve artritin derecesine göre değişmekle birlikte genel olarak fazla kiloların verilmesi için diyet değişikliği, sağlıklı beslenme, yüzme, fizik tedavi, akupunktur, masaj, destekleyici ilaçlar gibi birçok şekilde olabilir. Her köpeğin yaşadığı acı, gösterdiği semptomlar farklılık gösterebilir. Her şeyden önemlisi artritin nedenleri hayvandan hayvana değişkenlik gösterdiğidir. Artrit ve osteoartrit gibi eklem rahatsızlıkları ayırt edilerek veteriner hekim tarafından köpeğiniz için en uygun tedavi yöntemini uygulanacak ve destekleyici tedaviler için de bir program hazırlanacaktır.

Eğer köpeğinizde artrit varsa...
Hayvanlar daha çok yorulacak, daha az yürüyecek, daha az hareket edecek ve hareket azalmasına bağlı olarak kaslar güçsüzleşecek ve köpekler daha zayıf gözükecektir.
Ondan vazgeçmeyin!

Köpeğinizi bu durumda görmek oldukça üzücü olabilir. Eskisi gibi koşmaması, oynamaması, acı çekmesi, zaman zaman yemek yememesi, zayıflaması, mutsuz olması… Fakat ne olursa olsun köpeğinizle savaşmaktan vazgeçmeyin. Onun ağrılarını hafifletmekten vazgeçmeyin… Hekiminizin önerdiği tedaviyi aksatmayın. Fizik tedavi, akupunktur, diyet değişikliği, yüzme gibi destekleyici tedavileri uygulamayı unutmayın. Hekiminiz köpeğiniz için uygun olan tedavi programını mutlaka sunacaktır fakat ne olursa olsun köpeğinizi uyutmayı düşünmeyin. Birçok hayvan sahibi ne yazık ki; “köpeğim zaten yaşlandı, acı çekmesin, tedaviyle uğraşmayalım, uyutalım” cümleleriyle karşımıza çıkıyor. Köpeklerinin onlara ihtiyacı olduğu bu dönemde tedaviden kaçınıyorlar. Sadece tedaviden değil, köpeklerinin yaşamından da vazgeçmeyi düşünüyorlar. İnanın mesleğimizin getirdiği tedavi yöntemleri bilinçli ve duyarlı hayvan sahipleri sayesinde çok daha başarılı sonuçlar veriyor. Eğer siz beslenmeye, egzersize, fizik tedaviye, ilaç kullanımına, kontrollere dikkat ederseniz hiçbir şey için geç kalmazsınız. Son olarak şunu da eklemek isterim, köpeğinizin yaşam koşullarını değiştirmeniz gerekebilir. Eğer apartmanınızda asansör yoksa kucağınızda taşımanız köpeğinizin sağlığı için daha iyi olacaktır. Merdiven çıkmak bu süreçte çok daha zarar verici olabilir. Ev içerisindeki merdivenler için de aynı durum geçerli ne yazık ki. Bu gibi detaylara dikkat etmek hem hayvan sahipleri hem de köpekleri için daha faydalı olacaktır…