Evde hayvan bakmanın zorluğunu uzunca bir süre düşünen, tartan ve sonunda her zorluğa rağmen bir hayvana evini açma kararı alan Merve Akaydın, sahiplendiği kedisi hakkında kalbini ilk defa Kalbimdeki Patiler ailesine açtı. “Son 1 yıldır bir kedi ya da köpek sahiplenmek aklımdaydı fakat bu sorumluluğu alabilir miyim diye epey tarttım kendimi ve hazır olduğuma inandığımda sahiplendim.” diyerek zorluklara rağmen sorumluluk almanın öneminin altını çizen, Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu Akaydın bakın kedisini ne güzel anlatıyor:

Uzun zaman boyunca bir kedi sahiplenmeyi çok istedim. Fakat doğru zamanda ve her anlamda hazır olduğumda ona yuva olmak istediğim için sahiplenme sürecim biraz uzun sürdü. Kedi ya da köpek hiç farketmez, her canlının iyi bakılacağı, terk edilmeyeceği ve kaliteli yaşam sürebileceği zaman insanlar tarafından sahiplenilmesi düşüncesindeyim. Düşünmeden, ölçmeden, tartmadan sahiplenilen tüm canlıların sonu ne yazık ki sokaklar oluyor. Bu yüzden bir kedi sahiplenmeden önce uzunca düşündüm ve tüm zorluklarına ve sorumluluklarına rağmen bir kedi sahibi oldum! Aslında ben kedi değil çocuk sahibiyim diyebilirim 🙂 Uslu, mülayim bir oğlum var. Kısıtlanmayı sevmeyen, oyuncu ama biraz miskin…

Kedi değil, çocuk sahibiyim!

Henüz 3.5 aylık olduğu için bebek gibi görüyorum onu. Her şeyi onu ön planda tutarak planlamaya çalışıyorum. Bana, evimize, yaşamımıza alıştıktan sonra anlaşabileceğim bir köpek sahiplenmek istiyorum. Birbirlerine dost olabilceklerine inanıyorum. Fakat hayvan sahibi olmak gerçekten büyük sorumluluk istiyor. Tek beklentileri sevgi olan canlılara mutlaka zaman ayırmanız gerekiyor. Sadece mama, su vermek, evinizi açmak asla yetmez. Açıkcası ben, kedi sahibi olduktan sonra sokaklarda yaşayan canlılara daha bir dikkat eder oldum. Özellikle pet shoplarda satılan hayvanlara çok karşıyım. Müthiş bir ticarete dönüştürülmüş. O kafeslerde kapatılan hayvanları görünce canım acıyor. Bu yüzden biz insanlar bilinçlenmeli ve sokaklardaki, ormanlardaki canları fark etmeliyiz diyorum.

Sokak hayvanlarına ücretsiz bakacak merkezler kesinlikle çoğaltılmalı

“Oyun arkadaşım, beynimi meşgul eden en sevimli şey biricik kedim” diyerek sözlerine devam eden Akaydın kedisi Aliş’in biraz korkak olduğunu, yavaş yavaş kendi isteğiyle misafirlere, evdeki diğerlere yaklaştığını ekliyor. Şefkat Tepe dizisi, Ceberrut ve Emicem Hospital gibi sinema filmlerinde yüzünü gördüğümüz genç oyuncu; “Bence herkesin bir kedisi olmalı fakat bu konudaki en büyük yargı kedilerin tüm eşyaları tırmaladığından doğan endişeler. Halbuki tırmalama tahtası her şeyi çözüyor, tüm sorunları yok ediyor. Eğer kedinizi gerçekten seviyorsanız hayat çok kolay. Onu tarayın, sevin, besleyin, oyun oynayın. İnanın çok mutlu olacaksınız. İçiniz tarif edemeyeceğiniz huzurla dolacak.

 

Fotoğraf: Navit Seyddashti

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.