Yazılarımızı takip eden okuyucularımız sokakta yaşam savaşı veren kör bir kedi sahiplendiğimizi mutlaka hatırlayacaktır. Haziran ayında, henüz 2-3 haftalık olmasına rağmen gözlerindeki enfeksiyon yüzünden yerinden kıpırdamayan, hayata küsen minik bir kedi bulmuştuk. Tedavi edip yuvalandıracaktık ki kör bir kedi sahibi olmak isteyen çok kişi olmadı. Sahiplenmek isteyenlere de biz veremedik. Çeşitli bahaneler bulduk ve kızımızı ailemize dahil ettik. Bıdık şu an evimizin prensesi olmuş durumda. Hem gözlerinin görmemesi hem de ilk kedimiz olması onu fazlasıyla şımartmamız için yeterli sebeplerdi.

Fakat bir veteriner hekim olarak, kedilerin sağlığı, bakımı, beslenmesi, yaşamına dair birçok konu hakkında bilgi paylaşsam da kediyle yaşamadan kedi sahiplerini gerçekten anlayamayacağımı şimdi daha iyi kavradım diyebilirim! Bıdık’la yaşarken, önerdiğim her şeyi iki kez, üç kez düşünür oldum. Önerdiklerimin üstüne artılar katarak hayvan sahiplerine daha çok şey anlatır oldum 🙂 İki köpek sahibi olduğum için köpek sahiplerini hem hekim hem hayvan sahibi olarak anladığıma inanıyorum fakat bir kedi sahibi olduktan sonra işler daha çok değişti diyebilirim! 🙂

Bu yüzden bu yazımda, kediler için evdeki tehlikeleri, hayvan sahiplerinin kedilerini güvende tutmaları ve korumaları için dikkat etmesi gerekenleri kısaca özetleyeceğim.
Evdeki çiçeklere dikkat

Kediler kendilerine zarar verecek şeyleri algılama konusunda köpeklerden çok daha başarılıdırlar. Bir şeyi yemeden, tatmadan önce ya da bir eşyaya dokunmadan önce onu koklar, gözler, inceler ve algılamaya çalışırlar. Fakat yavru kediler zaman zaman bazı tehlikelerin farkında olamazlar. Özellikle evdeki bitkilerin!

Kediler için evdeki tehlikeler
Zambak, nergis, sarmaşık, eğrelti otu, sıklamen, sümbül, ökse otu kediler için evdeki tehlikeler arasında yer alır.

“Bir bitki, bir çiçek kediler için ne kadar zararlı olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz fakat inanın cevabı düşündüğünüzden çok daha üzücü diyebilirim. Evet, eğer kediniz çok yüksek miktarda o çiçeğin bitkilerinden tüketmediyse çok ciddi anlamda zararı olmayabilir. Fakat bazı bitkiler vardır ki kediler onu yemese dahi göz ve deri problemlerine neden olabilir ya da kedilerin ciddi anlamda mide-bağırsak problemleri çekmesine sebebiyet verebilirler. O yüzden, eğer çiçekleriniz ve kediniz zarar görsün istemiyorsanız daha dikkatli tercihler yapmalısınız. Mesela bundan sonra eve alacağınız çiçeklerin kediler için zararlı olmayan türlerde olmasına dikkat etmelisiniz. Ya da aldığınız çiçeklere kediniz zarar veriyorsa, dallarıyla çiçekleriyle oynamaya çalışıyorsa, topraklarını eşeleyip yerlere atıyorsa kedinizin girmediği bir odaya çiçekleri koyabilirsiniz. Açıkçası, bizim Bıdık için yasaklı odamız yok. Buna rağmen evin her yerinde çiçeklerimiz var. Fakat Bıdık özellikle bazı çiçeklerimizin toprağıyla oynamayı çok sevdiği için, çiçeğimize zarar gelmemesi adına kimyasal içermeyen spreyler kullanıyoruz. Tabii bunu kesinlikle çiçeğe değil, saksısına sıkıyoruz. Çam ağacımızdan kedimizi uzak tutmak için limon ve portakal kabuklarından faydalanmıştık fakat canlı çiçekler bu kabuklardan etkilenip ölmeye başlıyor. Eğer çiçeğinizi tam anlamıyla tanımıyorsanız, bu kabuklardan faydalanmadan önce çiçeği aldığınız yerden destek almanızı tavsiye ederim.

Evde olmadığınız zamanlarda ise, kediniz çiçeklere gitmesin diye belki çiçeklerin bulunduğu odaların kapısını kapatabilirsiniz. Biz bu konuda çok şanslıyız ki Bıdık biz yokken hiç yaramazlık yapmıyor! 🙂 
Kediler için evdeki tehlikeler saymakla bitmez

Biz kadınlar, evimiz mis gibi koksun isteriz. Bütün gün baskı içinde kalan havanın, pencereden giren oksijenle temizlenmesini, kokulu spreylerle yenilenmesini isteriz. Fakat eğer bir kedi sahibiysek bu isteklerimize de dikkat etmemiz gerekiyor 🙂 Çünkü kokulu oda spreyleri (özellikle sıvı olanlar) ve asılan kokular içerdikleri katyonik deterjanlar yüzünden kedilerin sağlığını ciddi anlamda tehlikeye sokuyorlar. Bir kedinin bu spreylere maruz kalması, bunları yutması ya da tüylerine inen sprey tanelerini yalaması demek; dilinde, boğazında, yemek borusunda kabarcıklar oluşması ya da kedinizin komaya girmesi demektir. Kedilerde ciddi solunum problemlerine neden olan bu oda spreylerini seçerken lütfen hayvanlar için zararsız olanlarını tercih etmeye çalışın. Ya da evi güzel kokutma yöntemlerinizi değiştirin.

Açık kapı, pencere kalmasın

Etrafa ışıldayan güneş, açan çiçekler, cıvıldayan kuşlar adeta baharın simgesi gibidir. Fakat mis kokan hava ile evimizi tazelemek için açtığımız pencereler zaman zaman başımızı belaya sokabilir. Evdeki bireylerden biri kedi ise, bu konuda çok ama çok daha dikkatli olmanız lazım. Bir anlığına farkında olmadan kedinizin ölümüne sebep olabilirsiniz. Kediler, iç güdüleri gereği uçan kuşlara, ahenkle dans eden ağaç yapraklarına, toprak kokusuna karşı aşırı ilgi duyarlar. Cam kenarındayken bir an için akılları başından giden kedilerin sonu genellikle veteriner klinikleri olur. Balkondan atlamalar, pencereden düşmeler en sık karşılaştığımız vakalardır. Kimisi kurtulur, kimisi ise basit bir ihmal yüzünden hayata veda eder. Bu yüzden hayvan sahipleri daha doğrusu kedi sahipleri daha tedbirli olmalılar.

Mesela pencere ve balkon kapılarına sineklik taktırabilirler. Fakat bu her kedi için kusursuz bir çözüm olmuyor. Bazı kediler sabit olmayan sineklikleri açabiliyor ya da sabitleri yırtabiliyor. Zekalarından bir an olsun şüphe edemeyeceğimiz kedimizden gözümüzü ayırmamak ve evde olmadığımızda “pencereyi üstten açayım da, ev havalansın” gibi düşünceleri aklımıza bile getirmemekten başka yapabilecek bir şey ne yazık ki yok. Bazı kediler sadece üstten açılan pencereden bile kaçmaya çalışabiliyor ki bunu başaramayıp kafası sıkışan, acı çeken ve ölümden dönen kediler olduğunu da söylemek gerekir. Aman siz siz olun, evde yokken camları açık unutmayın. Bizim kızımız görmediği halde dışarıya çıkmak için can atıyor. Sinekliğin yanında oturup annesini, arkadaşlarını izliyor. O anlarda bile elimiz hep onunla temas halinde oluyor. Pencereler, balkon kapıları risk alınacak konular değil. Ufak dikkatsizlik bile ölümle sonuçlanabilir, aman dikkat!

İğne, iplik, ilaç derken…

Ne yazık ki bu farkında olmadan yaptığımız hatalardan biri. İlaçlarımızı kutulu dahi olsa ortalıkta bırakmak. Kedilerin açamayacağı kapı, çekmece yok fakat buna rağmen etrafta insan ya da hayvan ilaçlarını bırakmamamız gerekir. İlaç gibi tehlikeli şeyleri (iğne, iplik, düğme, küpe, kesici aletler vs.) ortalıkta bırakmamak ya da kedilerin kolayca açabileceği yerlerde saklamamak gerekir. Sadece bunlar değil, bazı gıdalar da kediler için oldukça zararlıdır. Ortalıkta duran ve kedinizin yemeyeceğini sandığınız birçok şey de ona zarar verebilir. Kediler için zararlı ve faydalı yiyecekler konusuna http://www.kalbimdekipatiler.com/kediler-icin-faydali-atistirmaliklar/ ve http://www.kalbimdekipatiler.com/kediler-icin-zararli-gidalar/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Kedili bir evde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalara, kediler için evdeki tehlikeler konusuna değindik. Fakat yazımı bitirmeden önce şunu söylemek isterim ki, kedinizin enerjisini atmaya ihtiyacı var. O odadan bu odaya delice koşmaya, koltuklarda zıplamaya ihtiyacı var. Tırmalama tahtasına ihtiyacı var. Bu yüzden ona en güzel oyuncakları değil, en doğru oyuncakları almalısınız. İhtiyacını karşılayacak, enerjisini atmasını sağlayacak, onu zinde tutacak oyuncaklar tercih etmelisiniz. Bir kedinin özgürlüğünü elinden alamaz ve ona oyuncak gibi davranamazsınız. Koltuğuma çıkmasın, yatağımda uyumasın, çok oynamasın diyemezsiniz. Bu yüzden, kediler için evdeki tehlikeler konusunu iyice kavramalı ve kedinizin sağlığını riske atacak önlemleri almalısınız.

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.