Haziran ayının sonlarına doğru, iki gözü de enfeksiyon kapmış yavru bir kedinin bakımını üstlendim. Annesinin kabul etmediği, diğer kardeşlerinin sevmediği, küçücük, çaresiz, gözleri görmeyen bir kediydi. Malum sokak kedisi olduğu ve annesi tarafından sahiplenilmediği için birazcık bakımsız görünüyordu. Gözleri iyileşene kadar bizimle kalması gerekiyordu. Sokakta bu şekilde yaşaması, hele ki gözleri görmüyorken mümkün değildi.

Tedavisi boyunca geçici yuva olacak ve o süre zarfında yuva arayışına girecektik. Fakat durum hiç de düşündüğüm gibi gitmedi. Adını “Bıdık” koyduğumuz kediciğin gözleri iyileşmemekte ısrarlıydı. O zamandan bu zamana Bıdık bizim evin bir parçası oldu ve yuva arayışımız son buldu. Oyuncu, şımarık, birazcık yaramaz çocuğumuzla ailemizi büyütmeye karar verdik. Fakat Bıdık biz onu sevdikçe, sevmeye çalıştıkça bizi ısırmaya başladı! İlk başlarda dişleri kaşınıyor, oyun istiyor diye bahaneler ürettik fakat zaman geçtikçe ısırma huyu geçmedi ve birazcık şiddetlenmeye başladı. E hal böyle olunca ısırılan kedi sahibi olarak birazcık araştırma yaptım ve ilginç bir yazıya rastladım. Eğer siz de kedim beni ısırıyor diyorsanız, eminim bu yazı onu anlamanıza yardımcı olacaktır.

Yoksa sevgi ısırığı mı?

Bir kedi sahibi olmak demek elinizde tırnak izleri, ısırık izleri ile yaşamak demektir. Onların varlığı bu izlerin acılarını yok eder. “Onu kızdırdım, istemeden ısırdı aslında, biraz hırçın oyun oynuyor, tırnakları uzun kalmış benim suçum” gibi bahaneler üretir, kedimize hiç kızmayız. Doğal olarak yapmamız gereken de budur. Onların bizi gerçekten sevdiğini bilir ve bu ısırıkları, tırmıkları sevgi patlaması adı altında gizleriz. Halbuki “kedim beni ısırıyor” diyen hayvan sahiplerinin bilmesi gereken bir gerçek var! Kedi davranış bilimcileri yaptıkları araştırmalarda bu sevgi ısırıklarının aslında hayvan sahiplerinin kedilerinde agresyona neden olacak bir şekilde onlarla oynadığını ortaya koymuş. Yani bu ısırıkların, tırmıkların nedeni aslında bizler yani hayvan sahipleriymişiz! 🙂 Onlara yaklaşımımız, boğacak, bunaltacak şekilde sevmemiz ya da onlarla oynarken boğuşarak oynamamız-mış. Belki bütün hayvan sahiplerinin yaklaşımı böyle olmadığı halde kedileri tarafından ısırıldıkları vakalar da vardır fakat genel olarak değerlendirildiğin hayvan sahiplerinin suçlu olduğu ortaya çıkmış.

Hayvan sahiplerinin yanı sıra; fazla agresif olan kedilerin kontrol dışı hareketler sergilemesi, evcilleştirilmelerinden dolayı bazı kedilerde sinirsel bozuklukların görülmesi gibi nedenler de kedilerin sevilirken ısırmasında etkili. Bir ayrıntı daha var ki bu kediler aslında bir anda bir davranış değişikliği sergilemiyorlar. Yapılan araştırmalara göre kediler, sahiplerine mutsuz olduklarını göstermek istemediklerinden sahipleri durumu geç fark ediyor ve mevcut durumun bir anda çıktığını sanıyorlar. Aslına bakarsanız nedeni ne olursa olsun kedinizle iletişim halinde kaldığınız bir gerçek! Bıdık gerçekten onu bunaltacak şekilde sevdiğimiz zamanlarda bizi ısırmaya çalışıyor, onun dışında ciddi anlamda saldırganlık, asabiyet hiç görmedik. Bizim sevme niyetiyle dahi olsa onlara, hayvanlara yaklaşımımız her açıdan çok önemli. Eğer siz de kedim beni ısırıyor diyorsanız durumu ilk önce kendi içinizde değerlendirmeli ardından bir veteriner hekim ya da pet eğitmeninden bilgi almalısınız.

Not: Kediler bazen rahatsızlandıklarında, ağrıları olduğunda kendilerini sevdirmek istemeyebilirler. Bu gibi durumlarda onları sevmeye çalışan sahiplerine tıslayıp, diş gösterebilir hatta sahiplerini ısırabilirler. Bu aslında bir sorun değildir sadece kedinizi anlamanız ve ona yardımcı olmanız gerektiğinin sinyalidir.