Göktan Eker
Göktan Eker’in köpeklerle kurduğu iletişim hem Türkiye’de hem de dünyada geniş yankı buldu.

Söz konusu köpek eğitimi olunca herkes bir şeyler söyler ve eğitmen kesilir. Bir köpeğe nasıl tuvalet eğitimi verilir, öfke kontrolü nasıl öğretilir, görev köpeği yetiştirmek için ne yapmak gerekir diye sorun birçok insan sanki bu konuda uzmanlaşmışçasına görüşler savurur. Halbuki bu zaman zaman köpek eğitimi konusunda işleri oldukça zorlaştırır. Bir bebeği yetiştirirken ne kadar doğru ve emin adımlarla ilerlerseniz o kadar iyi karakterli bir birey olmasına yardımcı olursunuz. Köpeklerin eğitimi de aslında bundan pek farklı sayılmaz. Köpek eğitimi doğru bir şekilde, uygun zamanda, yeterli sabır ve anlayış, emek göstererek profesyonel kişiler tarafından yapıldığında hem hayvan sahibi hem de köpek için zorlu bir süreç olmayacak ve başarılı sonuç verecektir. Bu yüzden hayvan sahiplerinin köpek eğitimi konusunda doğru isimlerle çalışmaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda da oldukça başarılı isimler söz konusu fakat biz bu yazımızda köpek davranışı ve davranış sorunları rehabilitasyonu konusunda çalışmalar yapan Göktan Eker’in köpek eğitimi hakkında değindiği önemli bilgileri sizlerle paylaşacağız…

“Sevgi sermaye, sabır yatırım, köpeğin eğitim sürecindeki mutluluğu ise karlılıktır. Eğitim felsefesi de hedefe ulaştıran haritadır.”

Öncelikle en yakın dostlarımız köpeklerimizin birçok konuda olan başarılarıyla başlayalım…

Gelişmiş teknolojik ürün ve çalışmalara rağmen; uyuşturucu, patlayıcı veya benzeri insan hayatına zarar veren maddeleri bulan bir köpeğin yerine geçebilecek teknoloji oluşturulamadı. Bu konudaki kahramanlar halen köpekler. Bununla birlikte kayıp insanların bulunmasında da köpekler oldukça etkili. Zihinsel engelli ve fiziksel engelli kişilerin rehabilitasyonu için ise başarılarına diyecek yok! Hatta son dönemde psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde köpek sevgisi ile açılan pencereden doğa ile kaynaşarak uygulanan programlar da oldukça başarılı. Köpeklerin sezgisel iletişim konusundaki dogal yeteneklerinin ise çocukların gelişiminde, iş dünyasının yönetimsel becerilerinin arttırılmasında etkili olduklarını açtığımız eğitim programlarında biz de görmeye başladık. Bu yüzden köpeklerin yerinin hayatımızda her şeyden çok daha değerli olduğuna inanıyoruz. Fakat ülkemizde ne yazık ki köpek seçimleri yanlış yapılıyor. Bu da köpeklerin başarısızlığı olarak adlandırılıyor. Halbuki pet sektöründe en önemli sorunlardan biri; yanlış köpek seçimidir ki çoğu zaman da bu yanlış seçimler ile başlayan köpek/sahip birlikteliği ne yazık ki ayrılıkla sonuçlanıyor. Bu sebeple eğitim merkezimizde kendi köpeğini kendin eğit ve köpek eğit mutlu ol temasını içeren 4 kurdan oluşan bir eğitim programı sunuyoruz.

 

Göktan Eker
Sahip köpek ilişkisinde adım adım

İlk kurda köpek sahibi olmak isteyen aileler için köpek almaya karar vermek başlığı altında bir programımız var. Bu kurda köpekleri, kökenlerini, eğitilme şekillerini ve davranış kalıplarını inceleyerek, köpek sahibi olmaya karar veren ailelerin doğru karar almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bununla birlikte; halen köpek sahibi olan aileler için de köpeklerini daha iyi tanımalarını sağlayacak ikinci bir kurumuz daha var. Bu kurda; liderlik kopeğin içgüdülerini tanıma, istenmeyen davranışı değiştirme veya yeni davranış inşaası gibi uygulama ağırlıklı bir eğitim programımız var. Bu kurun sonunda köpek sahipleri köpeklerine iyi birer lider olabilecek anlayışa sahip oluyorlar.

Üçüncü kurumuzda ise;

Tüm bilgiler ışığında köpek sahip ilişkisinin itaat eğitimi ile pekişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Birçok köpek sahibi itaat eğitimi denince köpeğin adeta bir robota dönmesini bekliyorlar veya sadece yürüsün, sadece gel deyince gelsin gibi basite indirgemeler de genel anlamda sorun yaratıyor. Halbuki itaat eğitimi; köpeğin, sahibinin sosyal hayatına uyumu anlamına gelen, karşılıklı eşit ilişkinin oluşturulduğu bir programdır. Köpek sahiplerinin köpeklerinden beklentilerinin karşılandığı, köpeklerin genetik ve davranışsal özellikleri çerçevesinde sahiplerinin köpeklerine uygun beklentiler içeren, köpek-sahip ilişkisinin daha konforlu ve keyifli hale getirildiği üçüncü kurumuzda, köpeğimiz ile eğlenceli aktivitelerin nasıl yapilabileceğini de birlikte anlamaya çalışıyoruz.

Eğitim programımızın dördüncü kuru ise itaat ve refakat sınavını içeren bir çalışma. Bu kurda, köpek sahiplerini köpekli sporlara teşvik ediyoruz. Bu kur köpek eğitmeni adaylarımız için de aslında mesleğe önemli bir adım anlamına geliyor. Öğrencilerimiz kendileri için temin ettiğimiz bir köpeği veya kendi köpeklerini eğitmiş olarak mezun oluyorlar. Köpek eğitmeni adaylarımız bu kur ile birlikte köpek eğitmenliği dünyasına adım atmış oluyorlar. Köpek eğitmenleri için, köpek davranış problemleri ve çözüm uygulamalarını içeren 5. kurun ardından, mesleki kariyer planına uygun diğer eğitimler geliyor. Bu arada şunu da eklemek isterim ki köpek bir sürü hayvanıdır. Her sürünün de bir lideri olmak zorundadır. Ancak sadece ülkemizde değil, dünyada da bu liderlik kavramını despot olma, aşırı baskıcı davranma, adeta diktatör mantğı ile köpeğe yaklaşma olarak algılayanlar yanılmaktadır. Köpek-sahip ilişkisindeki liderlik aslında sürüdeki görev bölüşümüdür. Liderlik sahibin üstünlüğü anlamına gelmemelidir.

Öncelikle köpek sahipleri köpekleri, onların davranışlarının kökenlerini, onların ihtiyaçlarını çok iyi anlamalılar, en azından iyi niyetle anlamaya çalışmalıdırlar. Köpek-sahip ilişkisi bu anlamda dengeli kurulursa, doğru eğitim yöntemleri ile inanılmaz sonuçlar elde edilebilir.

Eğitmen adayları bir felsefe oluşturduklarında, başarının sırrı bol tekrar ve müşteri mennuniyetinden geçiyor.

Gün geçtikçe yıldızı parlayan bir meslek: Köpek Eğitmenliği

Köpek eğitmenliği son yıllarda oldukça yükselişe geçen bir meslek. Birçok genç veya iş hayatının yoğun ve yorgun düşürücü ortamından bıkan insanlar köpek eğitmenliği eğitimi için başvuruyorlar. Ülkemizde köpek sayısı bu denli fazla iken ve eğitmenlik konusunda bu denli talep varken, duruma kayıtsız kalamadık. Öncelikle belirtmek istediğim; ülkemizde ne yazık ki halen köpek eğitmeni yetişmesini sağlayacak örgun ya da yaygın bir eğitim sistemi bulunmamakta. Köpek eğitmenliği mesleğinin bir üniversite çatısı altında verilmesini, en az ön lisans düzeyinde mezun kardeşlerimizin ülkenin ihtiyacı doğrultusunda en az bir-iki eğitimi bitmiş köpek ile mezun olmalarını çok isterim. Bu konuda geçmişte de birçok girişimimiz oldu ancak istenilen sonuca bir türlü ulaşamadık.

Bilimsel bir eğitim kurumu çatısı altında mesleki eğitim verilememesi, sektörün de kısır döngü içerisinde kalmasına neden oluyor. Sektör itaat eğitimleri ve spor köpekleri eğitimleri sarmalından çıkamazken, birçok alanda köpeklerin faydalarından ne yazık ki toplum olarak uzak kalıyoruz. Köpek eğitmeni meslektaşlarımdan kişisel gelişimine önem veren arkadaşların yarattıkları farklılık ise gözden kaçmıyor. Bununla birlikte benim gibi tecrübeli birçok meslektaşım da köpek eğitmenliği kursları açılabilmesi icin Tarım Bakanlığı’ndan mevzuat değişikliği konusunda haber bekliyorlar. Köpek eğitmenliği mesleğini seçmek isteyen arkadaşlarımızın öncelikle eğitmenliğin ana branşları konusunda bilgi sahibi olmaları gerektiğine inanıyorum:

1-) Ev köpekleri eğitimi

2-) Spor köpekleri eğitimi

3-) İş köpekleri eğitimi

Ev köpekleri eğitimi daha çok itaat eğitimleri, köpeklerin aile ve ev ortamlarına adaptasyonları, davranış bozuklukları giderilmesi çalışmaları, köpek-sahip ilişkisinin doğru inşaasını içerir.
Spor köpekleri eğitimi yüksek disiplin ve sabır gerektiren ulusal ve uluslararası yarışma kurallarına azami uyum gerektiren bir daldır. Farkli köpekli sporlar olmasına rağmen, adayların bir konuda uzmanlaşmaya çalismalarını tavsiye ederim.
İş köpekleri eğitimi ise daha çok hayat kurtaran veya insan hayatına katkıda bulunan branşlardır. Polisiye ve askeri amaçlı eğitilen köpekler ilk etapta iş köpegi olarak akla gelse de, arama kurtarma koku takibi, rehber köpek, fiziksel ve zihinsel engelli rehabilitasyon köpekleri, yaşlı ve engelli asistan köpekler ve benzeri birçok branş da iş köpeği çatısı altında toplanabilir. Her ne kadar bu üç konu birbirinden farklı da olsa birbirinden etkilendikleri, birbirlerine katkı sağladıkları malumdur. Ancak eğitmen adaylarının kariyer planlaması aşamasında bu üç ana konuyu çok iyi tanıyarak, mesleki hedefler koyması, mesleki başarının anahtarı olarak da karşımıza çıkıyor.

Kendi köpeğinize onu şımartmadan veya ona ceza vermeden bir şeyler öğretebiliyorsanız eğitmenliğe ilk adımı atmışsınız demektir.

İlk adım çok önemlidir

Köpek eğitmenliği kurslarında katılımcılara köpek eğitmeyi öğretmekle beraber, felsefemizi aktarmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte; kursun ilgili bölümünde köpek eğitmenliği mesleği ile ilgili doğru alan seçimi yapılmasını sağlayarak, kişisel koçluk desteği veriyoruz. Köpek eğitmenliği mesleği bir ya da birkaç sertifika programı ile bugünden yarına kazanılacak bir meslek değildir. Kursiyer arkadaşlarımızın gerçekten mesleki bir beceriyi kazanmaları için birçok köpek eğitmeleri gerekli. Köpek eğitmeni olmak ilk adımı atmakla başlar. Bu ille de bir kursa gitmek anlamına gelmemektedir. Kendi köpeğinize onu şımartmadan veya ona ceza vermeden bir şeyler öğretebiliyorsanız eğitmenliğe ilk adımı atmışsınız demektir. Fakat dediğimiz gibi doğru alan seçimi yapılması çok ama çok önemlidir.

Biz bu noktalar dışında kursiyer arkadaşlarımıza müşteri memnuniyeti ve müşteri yönetimi konularında da dersler veriyoruz. Mesleğimizin finansal planlaması hususunda, sosyal medya kullanımı ve markalaşma konularında ilgili arkadaşlarımız da dersler vererek, eğitmen adayı arkadaşlarımıza işlerini kolaylaştıracak eğitimler veriyorlar. Ayrıca kişisel koçluk desteği ile kursiyer arkadaşlarımızın mesleki kariyer planlamasını doğru yapabilmesi için beceri ve yeteneklerini de yönlendirmeye çalışıyoruz.

Göktan Eker

Ülkemizde köpek eğitmenliği mesleğinin hak ettiği yere gelmesi için; eğitmen arkadaşların bir araya gelerek, mesleki organizasyon kurmaları gerekli. Mesleki etik kuralların belirlenmesi, mesleki kariyer aşamalarının netleştirilmesi gerekiyor. Hizmet içi eğitimlerin yapıldığı bu yapı, aynı zamanda meslektaşlarımızın kendilerini geliştirebildikleri bir organizasyon da olmalı. Etik olmayan yöntemleri kullanan, köpek sahiplerine belirlenmiş standartlarda hizmet vermeyen meslektaşlarımız için de bir disiplin mekanizması kurulmalı. Aksi takdirde bireysel başarıların dışında toplam kaliteye etki edecek bir sistem kuramayacağız ve sektör, sektör dışı dinamiklerin etkisi ve yönlendirmesi altında kalmaya devam edecek. Bu arada da yetkin olmayan ancak kendine uzman diyen kişiler de köpek sahiplerini mağdur etmeye devam edecektir.

 

 

 

 

 

1971 Ankara doğumlu olan Göktan Eker; 1989 Polis Koleji, 1993 Polis Akademisi mezunudur. 1998’e kadar Emniyet Genel Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinde görev yapan Eker’in, Emniyet’teki son görevi; Gölbaşı Polis Köpek Eğitim Merkezi’ni kurmak olmuş ve bu süreçte İngiltere Polis Köpeği Eğitim Merkezi, Almanya Polis Köpeği Eğitim Merkezi, Macaristan Polis Köpeği Eğitim Merkezi, Hollanda Polis Köpeği Eğitim Merkezleri’nde kurslar almıştır. Özel sektöre geçtikten sonra köpek davranışı ve davranış sorunları rehabilitasyonu konusunda yine yurt dışında çalışmalar yapan Eker, Danimarka, Almanya, Libya, Rusya, Irak, Ürdün, Azerbaycan, Kıbrıs, Cezayir, Tunus, ABD, Katar, Afganistan başta olmak üzere; birçok orta doğu ülkesinde bomba, mayın, narkotik, koruma devriye köpeği, koku takibi köpeği, arama kurtarma köpeği konularında köpek tedarikçisi, köpek idarecisi, köpek eğitmeni, eğitici eğitmeni olarak çalışmalar da yapmıştır. Ayrıca, 2009 yılında Amerika’da K9 Olimpiyatları’na katılan ilk Türk ve müslüman olarak iki dalda olimpiyat ikinciliği almış, akabinde Amerikan İş Köpekleri Federasyonu’nun resmi hakemi olmuş ve bu organizasyon adına birçok kez sınav ve sertifikasyon görevlisi olarak çalışmıştır.