Duygu Derin Çay
Duygu Derin Çay ve biricik dostu Lucky

Köpeklerimizle gezeceğimiz, ısırılır mı, kavga mı eder, bir şey olur mu endişelerine kapılmadan saatlerce dolaşacağımız alanlara hasret kaldık. Yeri geldi küçük hesaplar yaptık, kimseciklerin olmadığı saatleri keşfettik, o saatlerde doyasıya gezdik, eğlendik, oynadık köpeklerimizle sokaklarda. Ne yazık ki her zaman istediğimiz kadar rahat olamadık, olamayacağız da. Fakat köpekleriyle her ortamda gezmekten mutlu olan hayvan sahipleri için harika bir cafe açıldı! Petleriyle birlikte saatlerce huzurla! oturabilecekleri, kahve içerken köpeğinin sokakta olmanın verdiği mutluluğu görerek mutlu olacağı harika bir cafe! Lucky and Friends Nişantaşı’nda hayvan sahiplerini bir araya getiren sıcacık bir ortam. Köpeğinizi yürüyüşe çıkarmak istediğinizde yolunuz mutlaka bu cafeye düşmeli dedirten türden hem de… 

Geçtiğimiz günlerde Duygu Çay tarafından Lucky and Friends’in açılışı yapıldı. Kalbimdeki Patiler olarak küçük ama sıcak bir atmosferi olan cafede kaynaşan hayvan sahiplerini, veteriner hekimleri, kahve severleri görmek bizi çok mutlu etti! Mucize köpek Lucky’nin kurtulmasını sağlayan veteriner hekimlerin de açılışına geldiği cafeden bahsetmeden önce Duygu Çay hakkında sizi aydınlatmak istiyorum. İlk olarak şunu söylemeliyim ki fotoğraflarda yüzünün asık çıkmasına bakmayın, o kadar güler yüzlü ve içten ki samimiyetiyle cafenin atmosferini etkiliyor… Hayallerinin peşinde koşarken yılmayan, hayatta sadece sevginin gücüne inanan biri. Bazılarına göre soğuk nevale bazılarına göre bir kedi bazense saldırgan bir köpek 🙂 Evet bu sözler tam da Duygu Çay’ın kendisini özetlediği sözler. Birçok markanın strateji ve planlaması üzerine çalışmalar yapan ve şimdilerde Lucky and Friends markası üzerine çalışmalar yapan hayvansever. Ee tabi markanın patronu köpek (Lucky) olunca işler birazcık daha sevimli oluyor ve böylesine sıcak bir cafe günün her saati hem hayvan sahiplerini hem de petleri bir araya getiriyor!

Lucky and Frıends’te tip box yok, masalarda bağış kumbaraları var ve her para Lucky’nin arkadaşlarına destek oluyor.

Serüvenin başlama hikayesi Lucky’den ibaret…

Küçük bebeğim Lucky’nin yavruyken bana hediye olarak gelmesiyle başladı her şey. Neden şöyle ürünler yok, neden daha şık dizaynlar bulamıyorum diyerek başladığım marka yolculuğum ilk olarak tekstil üretimi ile başladı aslında. Petler ve sahipleri için kombin kıyafetler üretmeye başladım, daha sonra köpek ve kediler için tasmalar üretip bu tasmaların yanında küçük patilerin sahipleriyle kombin olabileceği bileklikleri yanında üreterek pazarlamaya başladım. Buradaki amaç “satın aldığın bu ürünle birlikte yanında kullanabilceğin bu aksesuar evcil dostunun sana hediyesidir” düşüncesini yaymaktı. Sen onun için bir ürün aldığında o da sana bu aksesuarı hediye ediyor dedim ve şimdi pet çantalarından pet yataklarına kadar birçok üretim ağım oluştu ve ihracat yapan bir şirket haline geldim. İlk konsept dükkanını da Nişantaşı’nda açtım. Bu dükkanı açma sebebim ise Türkiye’de pet sahiplerinin yaşadığı muamele oldu ne yazık ki. Şehir hayatı zaten doğamıza aykırı, bir de evcil dostlar bu hayata dahil olunca iş daha da farklılaşıyor. Kafelerde onlarla özgürce oturamıyorsunuz. Bu yüzden Pet friendly bir mekan olmanın dışında pet cafe olmayı seçtim. Bunun yanına da bir pet ve sahibinin ihtiyacı olan değişik ürünleri koyarak farklı bir konsept oluşturdum. Lucky and Friends, Lucky ve arkadaşlarına hizmet edecek, petler ve sahiplerinin dışında tüm Lucky’nin arkadaşlarına destek sağlayacak projelere imza atacak bir cafe. Hedefimiz tüm dünyada evcil hayvan ve sahiplerinin ortak noktası olmak. Yavaş yavaş birçok ülkeye ihracata başladık. İtkib üyesi bir firmayız. Profesyonel gümrük müşavirimiz var. Her şeyi devlete bağlı olarak, sorumluluklarımızı yerine getirerek yapıyoruz. Ürünleri seçerken de hassas davranıyorum. Peta onaylı ürünleri alıyorum ve bir çoğunu kendim üretiyorum. Benim dükkanımdaki her ürünün bir hikayesi var. Bu benim için çok önemli. Tabi kalitesi, sağlamlığı ve hayvanlara zarar vermemesi dışında hayvanlar üzerinde test yapılmaması da temel kriter. Petler ve sahiplerine yönelik birçok ürün çeşidimiz var. Kitaplardan, pet çantalara, tişörtlerden, yataklara, pet kozmetik ürünlerden, oyuncaklara kadar birçok ürün grubuna yer veriyoruz. Tabii ki özgün ve özel parçaları seçerek!

Lucky kanserden kurtarılmış ve hayata sevgi ile dönmüş bir köpek. Hikayesi ise tüm hayvan sahiplerine örnek olacak türden…

Gelelim Lucky’nin hikayesine…

“Lucky” mucize köpek… Güçlü, duygusal ve hisli… Kanseri atlattı minik bebeğim. Hem de çok ağır bir süreç geçirdik. İlk olarak solunum problemi zannederek gittiğimiz veteriner hekime ötenazi yapmamız gerektiği söylenerek çıktık. İşte o an mücadelemiz başladı. Hiç unutmuyorum o günü. Ağlayarak “Gözlerime bak ve bana cevap ver Lucky. Beni terk etmeyeceksin değil mi?” dedim. O gün bana göz kırptı ve inançla tedavi sürecimiz başladı. Tabi bu süreçte yapılan yanlış müdahaleler mi dersiniz, çirkin davranışlar mı, neler neler. O zaman anladım ki sadece hekim olmak yetmiyor. Vicdan sahibi, merhametli olmak da önemli. Bir şekilde Zihni Mutlu’ya ulaştık. Zihni Hoca’ya gelene kadar ki süreç hayatımın en kötü dönemiydi. Enerji ve yaşam koçu’ndan tutun, medyuma kadar gittim. Her yolu denedim Lucky iyileşsin diye. Zihni Hoca’ya tüm süreci anlattım. “Hocam Lucky’e ötenazi diyorlar çok çaresizim nolur yardım edin” dedim. Zihni Hoca “Öyle şey olur mu, her zaman bir yol vardır. Elimizden ne geliyorsa deneyeceğiz” dedi ve Lucky’i kurtardı. Şu an içinde tüm organlarına serpilmiş milyar tümorler var ama Lucky’i önce Yüce Allah’a olan dualarımla birlikte merhametli, vicdan sahibi hekimlerin mücadelesi sonra da sevgi ve inanç yaşattı. Bu süreç hakkında özetle tüm hayvan sahiplerine mesajım: Ne olursa olsun inanç ve mücadeleyi bırakmayın ve yaşamınıza sunulan bu sevginin kıymetini bilin.

“O benim evladım. Aşkım, hayat arkadaşım, servetim. Onu sevme şeklim. Allah’ın bana verdiği en güzel hediyesin canımla birlikte… İyi ki varsın Lucky. Sayende senden başka tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermeyi öğrendim. Bir papatyayı bile koparamıyorum artık.” diyen Duygu Çay gerçekten kalbine pati izi değen hayvanseverlerden… Kalbindeki merhamet ve hayvan sevgisi ile mesleki başarısını bir araya getirmiş Lucky and Friends’i hayata geçirmiş bir hayvansever. Biz açılışta gerek Lucky’nin hikayesinden olsun gerek ortamın ve Duygu Çay’ın samimiyetinden olsun çok keyif aldık. Lucky’nin herkese koşturması, cafesini koruması, gelen patili dostlarına sıcak yaklaşması, tabii arada kıskanması 🙂 o güne ait her şey çok güzeldi. Masalarda bağış kutuları, duvarlarda pet ürünleri bulunan pembe kapılı sıcak cafenin açılışından en tatlı kareler…

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.