Sağlık-bakım kategorimizde yer vermek istediğim konulardan biri köpeklerde hemanjiyosarkom. Birçok hayvan sahibi belki bu hastalığın adını hiç duymadı. Belki birkaçı köpeğiyle bu hastalık yüzünden vedalaşmak zorunda kaldı… Gelin hayvanların ve hayvan sahiplerinin hayatına birden giren hemanjiyosarkom hakkında daha detaylı bilgi sahibi olalım…

Hemanjiyosarkom nedir?

Köpeklerde hemanjiyosarkom çok ciddi boyutlarda seyreden, metastaz yapan, kötü huylu damarsal tümörlerdir ve endotel hücrelerinden ortaya çıkar. Genellikle köpeklerin dalak ve karaciğerlerinde yer alır ve komşu organlara, bağırsaklara, karın duvarına yayılır. Hatta bazı vakalarda kalbin apex dediğimiz uç bölgesine, beyne kadar ilerleyebilir. Kan damarlarıyla beslenen ve kan hücreleri ile yayılan, kolayca kanamaya ve ölüme neden olan bu hastalık ne yazık ki çoğu zaman ciddi boyutlara ulaşana kadar hayvan sahipleri tarafından fark edilmez! Evet, belirtileri genellikle tümörün yayılma derecesine, yerleştiği organlara, kanamasına göre değişkenlik göstermesine bağlı olarak şekillenen fakat genellikle, kilo kaybı, zayıflık, topallık, halsizlik, akut kanama, kaslarda inkoordinasyon, felç, nöbet ile kendini gösteren hemanjiyosarkom hayvan sahiplerine hafif sinyaller verir. Kimi zaman, kilo kaybını, halsizliği takip etmez belirtileri es geçeriz. Ama kimi zaman bu belirtiler ciddi hastalıkların önemli sinyalleri olur.

Burada bir konuya değinmek istiyorum. 15 yaşındaki köpeğim Yosun da hemanjiyosarkom yüzünden zor zamanlar geçirdi. Halsizlik, iştahsızlık, yerinden pek kalmak istememe, tek bacaktaki kaslarda hissizlik gibi belirtilerle bizi uyardı. Fizik tedavi sırasında başlayan halsiziliği sonrasında kontrol amaçlı kan tahlili yaptırmamız erken müdahale etmemize yardımcı oldu. Fakat bu tümörün hızlı yayılması ve Yosun’un bu süreçte böbrek yetmezliği ile mücadele etmesi işlerin gidişatını kötüye çevirdi.

Bu ırk tüm köpeklerde görülebilir fakat Alman Çoban Köpeği, Boxer, Danua, İngiliz Setter, Golden Retriever ve Pointer gibi ırklarda daha sık görülür. Özellikle erkek köpeklerde risk daha fazladır ve 8-10 yaşlarında daha sık görülse de 1 yaşından genç köpeklerde de görüldüğü olmuştur.

O yüzden…

Siz siz olun, köpeğinizin kedinizin genel kontrollerini düzenli olarak yaptırın. Halsizlik, iştahsızlık gibi basit görünen durumları takip edin, geçiştirmeyin. Nedeni bilinmeyen bu hastalıkla ne yazık ki hızlı mücadele etmek gerekiyor. Kesin tanı koyabilmek için kan, idrar testi, röntgen ve ultrason gibi basit yöntemlerden faydalandıktan sonra hekiminiz emin olun tedavi için geç kalmayacaktır. Tedavi demişken, tedavide öncelikli olarak önemli belirtileri normale getirmek gerektiğini söyleyelim. Yani kaybedilen kanın, sıvı kaybının eskiye döndürülmesi gerekir. Tabii her zaman durum bu kadar kolay olmayabilir. Benim köpeğimde kanama hızlıca arttığı için artan değerleri düşürmek için zamanımız kalmadı ve acil ameliyata aldık. Yüzde bir şansımız kalmıştı ve tümör yayılmadığı için başarılı bir operasyon sonrasında tümörden kurtulduk. Ne yazık ki hemanjiyosarkom tedavisinde eğer böbreklerde de bir sorun varsa (böbrek yetmezliği vb.) ya da yaş, şeker, kilo gibi köpeğinizin yaşamını zorlaştıran diğer durumlar da işler her zaman kolay olmayabilir. Üzücü olan ise, bu tümörün alınsa dahi köpeklerin yaşam süresini etkilediğidir… O yüzden, operasyon sonrasında köpeğinizi çok yormamaya dikkat edin. Onunla geçireceğiniz zamanların kıymetini bilin ve keyfini çıkarın!

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.