Minik mucizem Elvis- Özge Kemal

    Özge Kemal köpeği Elvis ile tanışma hikayesini ve ona olan duygularını anlatıyor.

    Elvis’le hikayemiz 2014 Mayıs’ında başladı. Bolluca öksüzü yuva arıyordu. 2 aylık bir bebek… Tüm vücudu uyuz içinde, pespembe. Onu gördüğüm ilk an deli gibi havlıyordu… Aldım, çantaya koydum ve eve getirdim… İlk görüşte aşktı bizimki… Bir aylık uyuz tedavi süreci. Henüz aşıları tamamlanmadı diye ancak kucakta gidip geliyorduk ilaçlı banyo için veterinere… Sonra bir hafta arayla karma aşılar yapıldı. Ve üç gün sonra işten eve geldiğimde kapıda geçirilen çok şiddetli bir epilepsi nöbeti… O andan sonra hayatımızda hiç bir şey aynı olmayacaktı…

    Tam bir hafta veterinerden veterinere taşıdım Elvis’i… Tanı koyamadılar. Kudurmuş bu, uyutalım diyen de oldu, beyni gelişmiyor diyen de… 10 günün sonunda ön sol elinde tikler başladığında ‘gençlik sinirsel form’ olduğunu anladılar. Ne yazık ki İstanbul’u bırakın, Türkiye’de bu hastalıktan anlayan hekim bulmanın çok zor olduğunu o dönem tecrübe ettim. Doğru ilaç protokolünü dahi barınak gönüllüsü bir bayandan öğrendim… Tedaviye evde başladım. Sonra Koşuyolu’nda Sinem Karslı ile yolumuz keşişti. Ancak Amerika’dan temin edilebilen ilaçlar önerdi bize. Ama bu süreçte Elvis dört bacağını kullanamaz hale gelmiş ve katı gıda ile beslenmeyi red ediyordu. Sinem Hanım bana, ‘Vazgeçmeyin, ‘dedi. ‘Aylar sonra dahi ayağa kalkabilir, vazgeçmeyin.’

    ElvisBen de asla vazgeçmedim… Araştırdım… Türkiye’de ve Amerika’da bu hastalığı atlatmış ve kendi mucizelerini yaratmış canların sahiplerini buldum… Deneyimlerini dinledim… Videolarını izledim… Türkiye’de felç ve bağışıklık sistemi hastalıklarında en iyi hekimi buldum… Akupunktur ve ozon tedavilerimiz başladı… Ama oğlum yine de cevap vermiyordu tedaviye. İlerlemeye çalışıyor ama ayağa kalkamıyordu. Tam tamına 7 ay…

    Manevi olarak çok zorlu bir süreç… Üçüncü kattaki evimizden, Elvis toprağa basamıyor, diyerek, bahçe katı bir daireye taşındık. Elvis’e arkadaşlar bulduk… Tiklerinin azalmasına eş orantılı olarak tedaviye aralıklarla devam ettik. Ve benim oğlum mucizesini yarattı. Yürüdü… Koştu… Oynadı…

    elvis2O benim minik mucizem. En büyük aşkım. Deli adamım… Geçen sene onu sahiplendiğimiz gün olan 10 Mayıs’ta Nişantaşı Sanat Parkı’nda ona doğum günü partisi yaptık… Onu bilen, seven, tanıyan birçok dost bizimleydi… Elvis ve ben, bu hastalıkla tanışan ve savaşan hayvan sahiplerine de ilham olduk…

    Vazgeçmeyin… Siz gerçekten severseniz, yüreğinizdeki oluyor… Onun bir kuyruk sallamasına değmez mi?