Dadı dizisi ile tanıdığımız, yıllar geçtikçe başarılı oyunculuğu ile gönüllerde taht kuran güzel sanatçı Sinem Kobal,  sadece kalbimdekipatiler.com okuyucuları için köpeği Çiko’yu, Bro’yu ve hayatına giren diğer patileri anlattı. “Hayvanlar çok özel canlılar. Onlardan çok şey öğreniyoruz, enerjileri ruhumuza iyi geliyor” diyerek sözlerine başlayan genç sanatçı bakın hayatımıza dokunan hayvanlar için daha neler söyledi:

Çiko ve Sinem Kobal

Çiko bizim olmak için gelmiş…

Hayvanları çok seven bir ailede büyüdüm. Bu zamana kadar “benim” diyebileceğim bir köpeğim olmadı ama hayatımıza giren tüm hayvanları çok sevdim. Onlarla hep özel bir bağ kurdum. Evet, belki bu dünya tatlısı canlıları kendi aileme geç kattım ama çok yoğun çalışıyorken, sahiplendiğim canlıyla doğru düzgün ilgilenemeyecekken, onu evde bırakmaya vicdanım el vermiyordu. Ne zaman ki biz olmayınca bile ona bizim kadar iyi bakabilecek biri ailemize yardım etmeye başladı, biz de köpek sahiplendik. Aslında Çiko ile tanışmamız planlı olmadı. Hayvan delisi bir arkadaşım var 🙂 Evinde bir sürü hayvan ile birlikte yaşıyor. Terk edilen, vazgeçilen özel ırklara yuva oluyor. Çiko da o canlardan biri. Siyah Pug olduğu için diğer köpeklerden daha farklı bir ilgi görüyor ne yazık ki. Arkadaşım da Çiko’ya yuva olmuştu. Fakat evde çok fazla hayvan olduğu için ona yuva arıyordu. Ben de onu görmeye gittiğimde Çiko’ya aşık oldum. “Bu köpek bizim ailemize katılmak için gelmiş” dedim. Ve Çiko o gün bugündür bizimle.

Çiko tam bir sevgi delisi

Her köpeğin kendine has özellikleri var. Çiko da öyle. Aşırı oyuncu, ilgiyi çok seviyor. Sevilmekten hiç sıkılmıyor. Tam bir sevgi delisi. Kedi gibi sırnaşmayı da çok seviyor. Sürekli dibimde. Masada oturuyorsam mutlaka ayağıma değerek uyur. Fakat biraz inatçı bir köpek. Her ne kadar bana düşkün olsa da iletişimde olduğu herkesle çok iyi anlaşır. Hatta kedilerle bile!

Kedi demişken! Ciddi derecede kedi alerjim var, sokakta baktığım kedileri iki günden fazla evde tutamıyorum. Ama onları da bir başka seviyorum. Başta söylediğim gibi aileden gelen bir sevgi bu. Daha önce oturduğumuz mahallemiz çok tatlıydı, kedi köpek kuş, bütün sokak hayvanlarını beslerdik. Şimdiki mahallemiz de öyle. Her köpeğin tasması var, evleri belli.

Çiko çok sevgi dolu, asla saldırgan değil. Bu yüzden bir köpek daha sahiplenmeyi düşünüyorum. Karşıma ne çıkarsa, kalbimi açmaya hazırım.

Çiko da bu konuda bize çekmiş 🙂 Sokaktaki, evdeki tüm kedileri çok seviyor. Annemlerdeki kedi ve köpekle de çok iyi anlaşıyor. Annemlerdeki köpeğin hikayesi de acıklı. 2 çocuklu bir ailede, çocukları istemediği için, çocuklar yüzünden ilgi göremediği için terk edilen bir köpekti Bro. Şimdi 7 yaşında ve yıllardır bir köpeğin sevileceği zaman insanların hayatına nasıl güzellikler katabileceğinin en güzel örneklerinden…

Sinem Kobal ve Çiko

Çiko benim için büyük bir şans!

Hiç aklınızda yokken sevmeye gittiğiniz bir köpeği sahiplenmek nasıl bir duygu bilemezsiniz. Bütün gün sizin gözünüze bakan, ilgi isteyen, sizin onu sevdiğiniz kadar hatta daha çok seven bu hayvanlarla hayatı paylaşmak büyük bir şans! Tarifsiz… Çiko gerçekten çok tatlı, saf ve güzel varlık! Onu çok seviyorum, o da en çok ödülü seviyor 🙂 En sevmediği şey ise su! Yağmurda sokağa çıkmak istemez, soğuğu sevmez. Denizi sevmez ama kumda oynamayı çok sever, çok uyumludur.

Evdekiler kadar sokaktakiler de çok değerli!

Sokaklara, ormanlara, barınaklara atılan canlar… Onlar için ne dilesek, ne istesek az ama en azından onların da evdekilerle aynı haklara sahip olmalarını istiyoruz. Onlar sokakta olmaktan değil, dışlanmaktan, eziyet görmekten, aç kalmaktan, bakımsız kalmaktan şikayetçi. Herkes evinin önündeki kediye köpeğe yardımcı olsa sorun olarak görülen “sokak hayvanları” sorun olmaktan çıkacak ve kimseyi rahatsız etmeyecek. Onlar da hak ettikleri, hakları olan yaşama sahip olacaklar. Bu yüzden hayvan sahipleneceklerin de bilinçlenmesi lazım… Kendinize bir eşya almadığınızı, onların da canlı olduğunu unutmayın. Bir köpek ya da kedi sahiplenmeden önce onunla evde en az iki hafta zaman geçirin. Geçirmeye çalışın. Çünkü her köpeğin, her kedinin karakteri, istekleri farklı oluyor. Sahiplenmek istediğiniz hayvanla ne kadar anlaşabildiğinize bakın. Daha sonra onları terk etmemek adına en azından bir süre onunla yaşamın güzelliklerini ve zorluklarını deneyin. Sahip çıkın, onu ailenize katın ve çocuk olduğunun farkına varın.

Sinem Kobal ve Yağmur Ağcaoğlu

Sinem Kobal diyor ki!

Anayasada onlar için güzel şeyler olmalı, olsun diye umuyorum. Onların can olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Vicdanımız açısından hayvan sahibi olan olmayan herkesin böyle düşünmesi gerekiyor. Hayvan sahiplenmeyebilirsiniz, hayvanla yaşamayabilirsiniz ama onların yaşam alanını engellememelisiniz. Onların alanını yok ederken aslında kendi yaşam alanımızı yok ediyoruz. Çocuk istismarları, suçlular, tecavüzcüler, zanlılar, kadına şiddet uygulayanlar ilk olarak bu suçlarını hayvanlar üzerinde işliyor. Hayvanlar üzerinden doğru kanunlarımız olsa, eğer bunu engellersek birçok kötülüğün de önüne geçebileceğine inanıyorum.

 

Fotoğraf ve Video: Mirla Photography
Röportaj: Veteriner Hekim Yağmur Ağcaoğlu
Mama Bağışı: Royal Canin

 

 

Daha fazlası için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın:

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UCQcwYNXhMt6eU9sLDnNeKlA

Web: http://www.kalbimdekipatiler.com

Instagram: https://www.instagram.com/kalbimdekipatiler/

Facebook: https://www.facebook.com/KalbimdekiPatiler/

Twitter: https://twitter.com/kalbimdekipati

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/kalbimdekipatiler/

Google Plus: https://plus.google.com/u/1/103081928877587559622

Pinterest: https://tr.pinterest.com/kalbimdekipati/

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.