Tarifsiz bir duygu!- Güneş Naz Kılınç

Minik kızımla 2 sene önce bir yaz günü karşılaştık. Bahçemize gelmiş minik, kirli ve gözlerini açamayan kediyi gördüğümde çok heyecanlandım. Bahçeye koyduğum sudan deliler gibi içiyordu. Çevremizde canlar için su koyan kişi sayısı çok az olduğundan ilginç bir durum değildi. Yanına gittiğimde benden kaçtı ve saklandı. Korkuyordu.Kim bilir neler yaşamıştı. Ona mama vermek için gittiğimde artık yaşam yeri bir çöptü. Çevredekiler onun çöpten çıktığını ve orada yaşadığını söylediler. Tabi biraz ilgilenmek, mama koymak akıllarına gelmemişti. Onun için mamalar koydum, suyunu koydum, sulandırılmış sütünü koydum. Çöpün yanında vahşice mamalarını yiyor, kavgalarla baş ediyor ve uyuyordu. Bazen bağırıyor ve beni çağırıyordu. Hasta olduğu belliydi, yaraları vardı, tüyleri dökülmüştü.

Birkaç gün sonra kendini toparladı ve bahçeye geldi, artık koyduğum mamaları uzaktan yiyor ve beni inceliyordu. Ona güzel sözler söylüyor ve bana güvenmesini istediğimi söylüyordum. Bebekler gibi mamasını yiyip sütünü içiyor sonra da uyuyordu. Hep onu izliyor, benimle yaşadığını hayal ediyordum.Yağmurlu bir günde ilk kez bir sokak kedisini yani Naz’ı ağlayarak kucakladım. O da ağlıyordu ve n’apacağını bilmiyordu. Ellerimle sıcacık tavukları yediriyordum, benim kızım küçük ağzıyla çılgınlar gibi yiyordu. Tavuk suları veriyor hasta olmasını istemiyordum. Kuru yere götürüp onun yanında oturdum ona bir kedi boxı aldım. Onun gibi kedi ağabeyleriyle içinde oturuyordu. Bazen biri üstüne çıkıyor biri içine giriyordu. Sonra kış yüzünü gösterdi ve çok fazla kar yağdı. Birkaç kediyi mahallemizdeki kedilere evinde geçiçi yuva olan hanım aldı. Benim küçük kızım yalnız kaldı. Hemen, tanımasam da o bayanı aramaya başladım ve inanılmaz bir şekilde o hanım bizi buldu ve kediyi sordu. Büyük bir sevinçle Naz’ı ona verdik ve evinde konakladı.

Sonra o kedinin bizi seçtiğini ve bizim sahiplenmemiz gerektiğini düşünerek aldık ve uzun bir süre veteriner tedavisinde kaldı, iyileşti pırıl pırıl oldu. Benim pofidik kızım evine geldiğinde benim gözlerime bakarak belki de ilk huzurlu uykusunu çekeceğini, mutlu olduğunu mırıldanarak gösteriyordu.

Kızımı ve diğer sokak kedilerini insandan, bir bebekten ayrı görmüyorum. Hiç kedi sahiplenmeyi düşünmezken bir sokak kedisi sahiplenip sokaktaki çocukları besliyorum.Siz de kedi sevmem, evde beslenilmez diye düşünmeyin ve onları anlamaya, onlara yardım etmeye çalışın. Sadece evdeki kedi köpeğinize değil, sokaktaki hayvanlara da bakın. Bu duygu hiçbir şey ile karşılaştırılmaz.