Asena Tuğal ve Tesla
“Tesla’yı her yere benimle götürmeye çalışıyorum, mümkün oldukça evde tek kalmasını istemiyorum”

Bir köpek düşünün ki hiç durmuyor, uyandığı andan yattığı ana kadar koşuyor, oyunlar oynuyor. Kedileri ve kuşları kovalamaktan başka bir eğlenceye ihtiyaç bile duymuyor! Evet, bahsettiğim tam olarak bir Jack Russell. Hem de türünün en hareketli, en hiperaktif olanından. Adı; Tesla. Sahibi; yaptığı her işte başarıya ulaşan, birçok dalda ismini ilk başlarda görebileceğiniz, neşesiyle ve doğallığıyla etrafa ışık saçan hayvansever Asena Tuğal. “Köpek sahiplenmek, fedakarlık ve sorumluluk ile başa çıkabilmeyi gerektirir” diyerek insanların kendilerini sorgulamaları, tartmaları ardından hayvan sahiplenmeleri gerektiğini özetleyen Tuğal bakın üç yaşındaki köpeği Tesla’nın onun için ne kadar değerli, ne kadar özel olduğunu nasıl dile getiriyor…

“Jack Russell… Oldukça hareketli ve zeki bir ırk. Tesla da dünyanın en hareketli, türünün en hiperaktif köpeği. İlgiyi çok seviyor ve özne olmaktan çıktıysa bu durumu asla kabul etmiyor. Mutlaka ilgi onun üstünde olacak! Fakat ırkı ne olursa olsun bir hayvanla yaşamak harika bir şey. Kuş, köpek, kedi fark etmez. Onların size verdikleri tek şey sevgi. Size de aynı şekilde sevginin bir başka türünü öğretiyor ve kötü enerjinizi alıyorlar. Bence kedi insanı eve bağlayan bir canlı, yani kediniz evde olduğu için işinizi bitirince bir an önce eve geçip ona vakit ayırma ihtiyacınız oluyor. Köpekse aksine insanı evden ayıran dışarıya çıkmak mecburiyetinde bırakıyor.

Sabah yüzünüzü yıkamadan dışarı çıkıp onu ihtiyaç için dışarıya yürüyüşe çıkıyorsunuz, keza gece yatmadan tekrar yürüyorsunuz. Dışarıdan eve geliyorsunuz daha ayakkabınızı çıkarmadan alıyorsunuz onu mecbur yine dışarıya çıkıyorsunuz. Köpek varsa evde geçireceğiniz zaman en az günde 2 saat azalıyor. Kedi öyle mi gel eve, geç koltuğa al sev 🙂 Bir köpek sahibi olarak zaman zaman kedi sahiplerini de kıskanmıyor değilim. Fakat halimden çok memnunum! Tesla insanlara bayılıyor. “Ben köpek sevmem” diyen tanıdıklarımız bile artık Tesla’yı ziyaret etmek için bize geliyor. Diğer köpeklerle de hiç problem yaşamıyor fakat tek sorunumuz kedilerle. Onları kovalamaya bayılıyor ve eğitime vermemize rağmen bunun çaresini bulamadık ne yazık ki.”

Eğer hareketli bir yaşam tarzınız yoksa asla böyle bir ırkı sahiplenmeyin

1Köpek sahiplenip, ilgi, sevgi göstermeyecek, ihtiyaçları yeteri kadar karşılayıp köpeği daha fazlasıyla mutlu etmeyecek insanların köpek sahiplenmesini doğru bulmadığını dile getiren Asena Tuğal köpek sahiplenmek isteyen kişilere öneride bulunuyor ve “Bir ömür boyu yaşam tarzını değiştirmeyi göze alamayacaklarsa, bir süre sonra zor işmiş bu, ben bakamayacağım diyorlarsa bir canlıyı kendine bağlayıp hayal kırıklığına uğratmanın günahına girmesinler lütfen. Bu fedakarlık ve sorumluluk ile başa çıkabilecek kişilerin köpek sahiplenmeleri gerekiyor.” diyor. Her konuda, her noktada canların hislerine de dikkat çeken Tuğal, Tesla’yı tatile, spora, cafeye hatta sete giderken bile götürdüğünü, sahibiyle mutlu olan bir köpeğe sahip olarak onu çok zorda kalmadıkça yanından ayırmadığını belirtiyor. Ortam müsait değilse nişanlısı ile programlarını Tesla’ya göre ayarladıklarını, işin içinden çıkamadıklarına ailesine bıraktığını ekleyen Tuğal, anlayacağınız hayvanların sosyal hayatımızda da daha aktif yer almasını istiyor ve buna göre davranıyor.

Sadece kendi köpeğinin değil, sokaktaki kedi ve köpeklerin de sağlıklı ve mutlu olması için elinden geleni yapan ünlü hayvansever bakın insanların köpeklere yaklaşımını nasıl değerlendiriyor:

Asena Tuğal“Yaşadığım ortam ve yakın çevremde canlılara değer veren, onların haklarını gözeten insanlar var. Bir köpek gördüğünde başını seven, aç kedi gördüğünde bakkaldan salam alan insanlar, yemeğinden bir parçayı masanın altındaki serçeye atan insanlar… Sabah evden çıktığımda bile adım başı sokak hayvanları için konulmuş su kapları ve mamalar görüyorum. Ama buna ülke çapında bir gerçeklik gibi görmek saflık olur. İnsanların önce kendilerini sevmesi lazım, sonra diğer insanları sevmeleri lazım ki sıra hayvanlara gelsin.

Her şeyin eğitim ve vicdandan geçtiğini düşünen biri olarak ne yazık ki önümüzde uzun bir yol olduğunu kabullenmek gerekiyor. Ben sokak hayvanlarının gerçekten haklarının korunması gerektiğine inanıyorum. Sosyal medyada canlılara yapılan kötü müdahele videolarını izleyip ağlıyoruz, sinir krizlerine giriyoruz ve o işkenceci insanlar adına insanlığımızdan utanıyoruz. Umarım yasal bir düzenleme ile komik para cezaları yerine caydırıcı hapis cezaları gelir ve bu dünyada da adalet yerini bulur. Ve umudumuzu kaybetmeyelim bir gün umuyorum ki doğayı ve canlıları seven, kıymetlerini bilen yeni bir jenerasyon gelecek ve onlara yapılan kötü müdaheleler sadece kötü anı olarak kalacaktır.”

Fotoğraflar: Mirla Photography- İlkay Alabay
Mekan: Wuufbox

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.