Timsah arabuluculuğu bizde baba mesleği

Yıl 20017 susuz yaz

Timsah arabuluculuğu yapıyorum.

Ev sahipleriyle bir türlü arası açılmış timsahları, ev sahipleri ile barıştırıyorum. Bazen kendi aralarında anlaşıyorlar ama timsah sonuçta doğası gereği saldırgan falan filan. Ev sahibi korkuyor, sonra diktatörleşen timsahlar. Zamanında sırf böyle şiddetle bağımsızlığını ilan eden timsahların şehir kurmuşluğu bile var. Bursaspor şehri. Zamanında çok sevgi gösterilen ve bundan mütevellit, şâşalı hayata merak salan ev timsahları ev sahiplerini sindirip, şehrin yönetimini ele geçirdiler. Bursa böyle kuruldu. Hala timsahların yönettiği söyleniyor ama ben bilemem.

Neyse biz üç kuşaktan arabulucuyuz. Önemli coğrafyalarda çalıştık. Babam bizon arabulucusu olarak, Ortadoğu’da arap krallarla çalıştı. Büyük babam, Pers krallığında tüm mezapotamya topraklarının yılan arabulucusuydu. Öyle emlak veya araba işine girmedik. Bir timsah ile insan arasını bulmak mühim, zor ve cok kazançlı. Benim evden kaçan bir timsahı eve dönmeye ikna etmem, tam 69 bin dolar artı kdv artı yüzde 20 stopaj. Eğer timsah yeni gelen timsah ile daha çok ilgilendiğini düşünüp ev sahiplerine direk küser ise bu en vahim durum. İçine kapanan bir timsahı, açmak çok külfetli. Onun fiyatı aylık 56 bin dolar artı kdv artı bir sürü şey. Ortalama içine kapanan bir timsah 3 ay sonra sahibiyle ilk sırnaşmalarını yaşamaya başlıyor. İşte 3 ay yedisi, içtiği, gittiği filan total 367 bin yüro artı kdv artı stopaj filan.

Bir de en ağır olanı var, direk altı sıfırlı çek alıyorum.

Platonik aşık olmuş ama aşkına karşılık hiç bulamamış ev timsahı. Evlerden ırak olsun. Zaten saldırı anı dışında haraket etmeyen timsah, karşılıksız aşk sonucunda iyice tembelleşiyor adeta hayata küsüyor. Yok böyle bir aşk acısı, böyle bir gönül yarası. Yıldız Tilbe böylesine deli sevmemiştir. İlmik ilmik üzülürsünüz, onun bu berduş halini görünce. Hatta yapılan araştırmalara göre üzgün ve sevilmemiş timsahların etrafına yaydığı negatiflik, insanlar da obezliğe ve geçici körlüğe neden oluyormuş. Öyle histerikli hayvanlardır. O yüzden kimse timsah gözyaşlarından bahsetmesin. Timsahlar da ağlar.
Ama bazıları büyük oyuncu o ayrı.

Var öyle bir tismah (bilerek yanlış yazıldı) o kendini biliyir.

Temmuz '89 da İstanbul'da doğdum. Liseyi bitirip aşık oldum. Pek hayvanlarla aram yok, sokakta büyüdüm ben. İrem hayvanları çok severdi, o bana sevdirdi zaten. Sonra ben bir gün ailemin evine Simit'i sahiplenip götürdüm. Sonra bir gece İrem, ben halı saha maçında "Allah'ını seven defansa gelsin" diye bağırırken arka parkta emmiyi aldı. Annem ve babam öyle sevdi ki Simidoyu, babam mirasını ona bırakacak. Kıskanmıyor değilim hani. Sinema ve tv eğitimi aldım. Üniversite bitince İngiltere'ye yerleştim. Bir süre orada okuyup çalıştım. Şiirlerden çok hoşlanıyorum bu arada. Sonra kendimi reklam işlerine attım. Bir süre kamera asistanlığı yaptım ki, hala seve seve yaparım. Kısa bir zaman önce kendi işlerimi çekmeye başladım. Yönetmen oldum ufaktan, daha çiçeği burnunda bir yönetmenim. Yazmaya 2011 yılında Amerika'da başladım. 2013 yılında iki hikaye kitabı yazmaya başladım ama bitiremedim. 2 senedir sosyal medya hesaplarımda absürd komedi yazıyorum. İki defa kitap yapılmak istendi, ben kendimi yeterli görmediğim için reddettim. Absürd komedi ve kadın-erkek ilişkileri üzerine yazıyorum ağırlıkla. Lakin gönlüm şiirde. Bu sene ilişkiler üzerine bir kitap yayımlamak için kolları sıvadım. Bir de kendinize iyi bakın...