Yüreği ve göbeği kocaman kedi Çıt Çıt

Bodrum’da kedi pek yoktur, güzel sokaklarında göremezsiniz. Yani kesin konuşmayayım ama nadir tabi ki vardır. Onlar ev kedisi olmayı reddetmiş, bandanalı sokak kedileridir.

Lakin bu sokak kedilerinin azalması, Çıt Çıt’ın Yozgat’tan Bodrum’a taşınması ile başladı.
Yozgat imamının şahıs kedisi olan Çıt Çıt, gözlerini bir hayvanat bahçesinde açmıştır.
Sivas yöresel hayvan bahçesindeki zulüme şahitlik eden Çıt Çıt, pis ergenliği atınca, serpilip bir güzelleşmiştir.

Güzelliğine güzellik katan Çıt Çıt, tüm hayvanları kendine aşık edip, yarattığı isyan ve direnişle hayvan bahçesini yıkmıştır. Amma velakin rakun Hamza’nın ona olan aşkı bitmemiştir.

Sürekli rakı-kavun yapan Hamza, rakun adını almıştır. Aşkına karşılık bulamamış ve Sivas’a tayinini istemiştir.

Çıt Çıt, gel zaman git zaman rakun Hamza’yı unutamamış ve dönemin en sarsıcı
gazellerini ona yakmıştır. Bunu ilk farkeden Rafet El Roman, ona hemen büyük aşk acılı ve gufteye oturmayan bir albüm hazırlamıştır. Çünki Rafet El romanişko, aslen Sivaslı ve Yozgat’ta büyümüştür. Kütüğü Amerika ile Alman karışımıydı.

Çıt Çıt’ın aşk az acılı albümü tavan yapınca, Rafael roman ticari zekasının üstünlüğüne kapılıp, Çıt Çıt’ı yunanlı bir iş adamı kediyle evlendirmeye kalktı. Çıt Çıt sosyal medyadan yardım çağrısı yaptı ve Japonya’daki uzaylılar cevap verdi, Çıt Çıt’ın yardımına.

Evet Japonlar uzaylıydı, dünya bunu öğrendi.
Çıt Çıt bir halk kahramanıydı.
Kitap yazdı, 3 maxi single, 5 milli maç, 2 dönerci, 4 çocuk tiyatrosu yazdı.
Paranın getirmediği huzuru keşfetti.
Bodrum’a göç etti.
Kazandığı tüm parayı, sokak kedilerinin eğitimine harcadı. Onlara kurslar verdi.
Bodrum’da yaşayan 2 terzi kedi, 1 kedi oteli, 3 esnaf kedi lokantası açıldı.
Onları ehlileştirdi ve daha bir sürü şey.

Çıt Çıt annesi Zeyno’dan gördüğü karşılıksız sevgiyi, diğer minnoşlara vermeye yemin etti.
Zeyno onu çok sevdi, Çıt Çıt da onu.

Temmuz '89 da İstanbul'da doğdum. Liseyi bitirip aşık oldum. Pek hayvanlarla aram yok, sokakta büyüdüm ben. İrem hayvanları çok severdi, o bana sevdirdi zaten. Sonra ben bir gün ailemin evine Simit'i sahiplenip götürdüm. Sonra bir gece İrem, ben halı saha maçında "Allah'ını seven defansa gelsin" diye bağırırken arka parkta emmiyi aldı. Annem ve babam öyle sevdi ki Simidoyu, babam mirasını ona bırakacak. Kıskanmıyor değilim hani. Sinema ve tv eğitimi aldım. Üniversite bitince İngiltere'ye yerleştim. Bir süre orada okuyup çalıştım. Şiirlerden çok hoşlanıyorum bu arada. Sonra kendimi reklam işlerine attım. Bir süre kamera asistanlığı yaptım ki, hala seve seve yaparım. Kısa bir zaman önce kendi işlerimi çekmeye başladım. Yönetmen oldum ufaktan, daha çiçeği burnunda bir yönetmenim. Yazmaya 2011 yılında Amerika'da başladım. 2013 yılında iki hikaye kitabı yazmaya başladım ama bitiremedim. 2 senedir sosyal medya hesaplarımda absürd komedi yazıyorum. İki defa kitap yapılmak istendi, ben kendimi yeterli görmediğim için reddettim. Absürd komedi ve kadın-erkek ilişkileri üzerine yazıyorum ağırlıkla. Lakin gönlüm şiirde. Bu sene ilişkiler üzerine bir kitap yayımlamak için kolları sıvadım. Bir de kendinize iyi bakın...