Ah şu kedi sevgisi yok mu? İnsana kendini yeniden anlatır, tanıtır. Bildiğinden şaşırtır, hayvan sevgisini hiç yaşamamış, tatmamış gibi hissettirir. Genç oyuncu Esma Soysal da bu sevgiyi henüz yeni tatan hayvanseverlerden. Bildiğini unutan, bilmediklerine şaşıran, kedili dünyanın güzelliğiyle yeni tanışan genç bir kedi sahibi… Gelin kedili dünyasına konuk olalım…

Öncelikle hayvan sevginizle başlayalım…

Hayvan sevgisi; en güzel, en değerli ve her şeyin üstünde olabilecek sevgilerden. Hayvanları çocukluğumdan beri çok seviyorum. Fırsatım oldukça hayvan barınaklarını ziyaret edip oradaki dostlarımızla vakit geçirmeye çalışıyorum. Sokaktaki hayvanları unutup görmezden gelmiyorum tabii. Daha önce bir hayvanla aynı evde yaşamadım ama kedilerim olduktan sonra keşke daha önce olsaymış dediğim zamanlar oldu…

Peki kedi sahibi olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

Kedi sahibi mi?😄 Resmen onlar benim sahibim oldu. Kedisi olanlar bilir. İstemediği hiçbir şeyi yaptıramazsın. O istemeden sevemezsin, mıncıklayamazsın, okşayamazsın, öpemezsin. Kediler asil hayvanlar. Köpeğe gel dersin gelir ama kedi, mesajı alır sonra sana döner. Kediyle aynı evde yaşamanın bir zorluğu da yoktur. Sadece doya doya öpemiyorsun, kaçıyorlar. Vücudunun genelinde kedi tırnağı izine sahip oluyorsun. Bir de geceleri uykuda dönerken hep temkinli olmaya çalışıyorum, dönüşlerde kalkışlarda dikkat etmem gerekiyor çünkü benimle aynı yatağı paylaşıyorlar. 10 aydır hayatımdalar ve ben 10 aydır sere serpe yatamadım diyebilirim. Kediler kendi temizliğini kendi yapan, yemeklerini kendi yiyebilen, kendi kendilerine de yaşayabilen türden varlıklar. Ev arkadaşıyız diyebilirim.

Hayvan sahibi olmanın güzelliklerinden bahsedelim biraz da…

Hayvan sevgisi muhteşem bir duygu, bir o kadar da ağır bir yük. Vicdan işi. O sevgi, bence her insanın içinde var. İnsan sevgisinin önüne geçilebilecek güçte bir sevgi. Mühim olan o sevgiyi paylaşabilmek. O sevgiyi kendin yaşayıp yaşatabiliyorsan dünya üzerinde en şanslı insanlardan birisin. Hayvanlar sevgine sevgi, enerjine enerji, hayatına hayat katan varlıklar. Hayvan sevgisi insanı kibirden de uzak tutar. Şüphesiz biz insanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var. Hesapsız, çıkarsız, sevgi doludur hayvanlar. Karşılıksız sevginin vücut bulmuş hali. Sen bir seversin onlar ömürlük sever. 

Siz peki, kalbinizi çalan bu afacanlarla nasıl tanıştınız?

Uzun zamandır hayvan sahibi olmak istiyordum. Ancak karar veremiyordum. Büyük kedim Nisan, arkadaşımın kedisinin yavrusuydu. Sahiplendiğimde bir aylıktı. Esma’yla ise, evime gidiyorken kaldırımın kenarında duran minik, saf, masum, çipil çipil gözleriyle etrafı izleyen, ürkek bir kedi haliyle tanıştım ve aşık oldum. Bir kedi nasıl böyle muhteşem görünebilir dedim. Gözleri, burnu, kulakları ve pembe patileri… Aldığım gibi doğru eve gittim. Tabii Esma’yla Nisan’ın ilk karşılaşmaları, ilk koklaşmaları, ilk bakışmaları soğuk terler döktürmedi değil. Zaten bir bir buçuk ay bizim için zorlu geçti. Ben haftanın 3 günü Eskişehir’deyim. Her saat başı evi arıyorum ne yapıyorlar, anlaşabiliyorlar mı, mamaları var mı, su kapları temiz mi? Üzerimde büyük sorumluluk var. 2 evladım var artık. Anne olgunluğuna erişmiş gibi hissediyorum. Hayatımın tam merkezindeler. Sevgi eksikliklerim varmış ama ben farkında değilmişim. Hayatıma girdikleri andan itibaren o kadar kusursuz eksiksiz şekilde doldurdular ki bu boşluğu çok büyüleyici, huzur verici bir his. Eve nasıl bir sıkıntıyla, sorunla dönersem döneyim onları karşımda gördüğümde, öptüğümde, gur gur seslerini duyduğumda, o cennet kokuları kokladığımda nötrleşiyorum. Her şey önemini yitiriyor. Tamam benim dertlerim var ama dertlerimden de büyük güzel dermanlarım var diyorum. 23 yıllık hayatımda pişman olmadığım nadir durumlar arasında hayvan sahibi olmak… Beni farklı bir Esma yaptılar. Hayata daha farklı bakıyorum, hayvanları seviyordum onlara farkındalığım vardı ama bambaşka bir boyuta evrildi. Benim bütün negatifliğimi alıyorlar, kendimi iyi hissettiriyorlar. Farklı şeylere değer vermeye başladım. İyi ki varlar. Allah izin verirse en büyük hayalim; her ilde hayvan barınağı açmak. İnşallah bu hayalimi gerçekleştiririm. 

Kedilerinizin karakterine değinelim, neleri sever, neleri sevmezler? Başka kedi ve köpeklerle iletişimleri nasıl?

Büyük olanın ismi Nisan, çok uysal bir kedi. Çok sakin, dokunmaması gereken hiçbir şeye dokunmaz, girmemesi gereken yerlere girmez. Kendi halinde bir kedi. Diğeri 5 aylık olan Esma, tam aksi. Ne rahat yemek yedirtir, ne uyur ne uyutur. Şımarık bir kız çocuğu resmen. Çok meraklı her şeye ilgisi var. Bir şey de diyemiyorum, kıyamıyorum. Esma, saçlarımı çok sever. Kafamın üstüne zıplamaktan büyük haz alır. 2 zıt karakterde evlatlarım var. Pek anlaşamıyorlar zaten. Başka bir türde hayvanla anlaşamazlar diye düşünüyorum. Ama köpek sahibi olmak da istiyorum ilerleyen zamanlarda. Köpek sevgisini de tatmak istiyorum.

İnsanların hayvanlara bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnsan ırkının doğaya, hayvanlara zarar veren, üretmeksizin tüketen tek varlık olduğu aşikar bence. Son zamanlarda hem televizyonda hem de sosyal medyada hayvanlara yapılan caniliği sıkça görmeye başladık. Çok üzülüyorum, ağlıyorum, artık hayvanlara kimse zarar vermesin. Niye, neden, niçin cevap bulamıyorum… Bu vahşiliğin, bu acımasızlığın hiçbir gerekçesi olmaz. Bu üzerinde bulunduğumuz muhteşem coğrafya sadece bize ait değil, sadece biz yaşamıyoruz. Onların da hakları var. Hayat paylaşınca sevince güzel oluyor. Hayvanları sevmememiz için hiçbir nedenimiz yok. Aksine sevmemiz için çokça sebep var. En iyi arkadaşımız hayvanlardır. Ne kusur bulurlar ne kabahat. Eğer insan olduğunu bilmek, hatırlamak istiyorsan, kendini işe yarar değerli hissetmek istiyorsan kendini mutlu etmek istiyorsan hayvan sev. Tabii hayvanseverleri de görmezden gelmemek lazım. İnsanlık adına umut verici. Dünya dönüyorsa böyle insanlar sayesinde. 

Esma Soysal diyor ki!

Hayvan sahibi olmak büyük sorumluluk gerektiren bir durum. Yediğine içtiğine dikkat edeceksin. Bakamayacağınız, sevemeyeceğiniz hayvanları sahiplenmeyin. Bu durum onlarda da acı yaralar açar. Hayvanlar zannettiğimizden de duygusaldır. Lütfen satın almayın, sahiplenin. Sokakta binlerce hayvan bizim ilgimize şefkatimize aç bir şekilde bekliyor. Onları çok bekletmeyelim. Irkı, cinsi önemliyse sizin için sokakta da böyleleri çok. Petshoplarda hayvan satanları da şiddetle kınıyorum. Senin malın mı o satış yapıyorsun? Sinir bozucu bir durum. Büyük bir sorumluluk, kendinize güveniyorsanız elbette sahiplenin. Unutmayın ki, “Her şey aynı nefesten alır. Hayvanlar, insanlar, ağaçlar. Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur ve yalnızlıktan ölür.” Kızılderili Reisi Seattle

Fotoğraf ve Video: Mirla Photography
Röportaj: Yağmur Ağcaoğlu

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.