Bir köpeğin acısı diğerlerinin kaderi oldu- Ertan Deniz Tatlı

Ertan Deniz Tatlı kedisi ve köpeği ile tanışma hikayesini, onlara olan duygularını dile getiriyor.

Köpeğimle hatta hayatıma giren bütün kediler, köpekler ve martı, arap bülbülü dahil olmak üzere tanışma hikayem şu şekilde olmuştur:

Hangi barınak olduğunu söyleyemeceğim, köpeklerden inanılmaz derecede korkmama rağmen okulu rahatça kırabilmek adına bir projeye başvurdum ve çalışmaya başladım.

Biraz uzun olabilir ama okumanıza değecek bu başımdan geçen durum:

Barınağımıza bir adam arabanın arkasında 2 yıldır bakmış olduğu bir köpeği fidanlarını kemiriyor gerekçesiyle bırakmaya geldi, beyefendiyle uzun uzun konuştum, dişinin kırılmış olduğunu onu törpülemek amacıyla fidanlarını kemirdiğini, bir hafta daha sabrederse böyle bir şeyi yapmayacağını, haliyle uzun zamandır bakmış olduğu köpeğini ondan ayırmaması gerektiğini anlattım. Beyefendi pek önemsemedi ve aracına binip rahat bir şekilde uzaklaştı ben ise yanımda patileri beyaz, gövdesi siyah, gözleri kahverengi olan ve sürekli ağlayan çocukla beraber bakakaldım. Çocuğumuzu ilk günü olduğu için tek başına kalabileceği bir bölmeye yerleştirdim, içeri geçtim, çocuğumuzun ağlamasını uzun bir süre duydum fakat artık ağlama kesilmiş aralıklarla bir çarpma sesi gelmeye başlamıştı. Dışarı çıkıp baktığım zaman onun geriye doğru gidip kafasını duvara vurduğunu başka bir deyişle intihar etmeye çalıştığını gördüm. Onun yerini değiştirdim ama sakinleşmesini sağlayamadım. Biraz kızmıştık, hatta biraz fazlaca kızmıştık. Yanında olduğum zaman bunları yapmıyordu. Çocukla beraber 3 gün kadar köpek kulübesinde beraber yaşadık diyebilirim. Kulübede onunla beraber yemek yiyorum, onunla beraber uyuyorum. Fakat artık dayanacak gücüm kalmadığında, içeride uyuyakaldığımda bizim inatçı ve kızgın çocuk kafasını vura vura kendini öldürmüştü. Tanıştığım bütün hayvanlarla tanışmam bu vesileyle oldu. Beyaz patili çocuğun, kulübedeki kahverengi gözlü ki gözleri hiç çıkmaz aklımdan, onun borcunu ödüyorum. Ne kadar ödesem boş, ödeyemem bitmez bu borç.

Kendi köpeğim biraz çılgındır. Onu da ailecek sokaktan sahiplendik 6 yıl önce. İsmi Winnie, bütün çevrem hayrandır ona ben ise aşık. Evden ayrılır ayrılmaz özlemeye başarım. Hepiniz bilirsiniz bu duyguyu. İlk geldiği zamanlar çok yaramazdı, şu an yaşlandığı için sanırım bana ayak uydurmayı öğrendi. Hatta kedimiz Sirikit onunla çok iyi anlaşıyor. Bunu başarmaya çalışırken zorlandık, baya badireler atlattık ama artık beraber çalışıyorlar evde. Sirikit evde yenmesi gereken bir şey olduğunda onu Winnie’nin önüne atıyor o da yiyor (parçalıyor).