Hayvanlar ve engeller söz konusu olduğunda birçok insan endişeye kapılır. Halbuki engelli bir hayvanın diğer hayvanlardan pek bir farkı yoktur. Kör bir kedi sahibi olarak diğer kedilerden yaramazlık konusunda geri kalmadığını, onunla yaşamın çok eğlenceli olduğunu söyleyebilirim mesela 🙂 Peki ya sağır bir kediyle yaşam… Kulakları duymayan bir kediyle yaşam nasıl?

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki doğuştan olan sağırlık ile sonradan kazanılan sağırlık arasında hem de doğuştan sağır olan ve sonradan sağır olan kediler arasında fark vardır. Önemli olan onunla nasıl anlaşacağınızı bilmenizdir.

İşaret dili kurtarıcıdır

Geçici ya da kalıcı olan sağırlık genellikle genetik bir hastalığa, yaralanmalara, yaşa, bazı ilaçlara bağlı olarak ortaya çıkan duyma yetisinin kaybıdır. Tek kulakta görülebileceği gibi her iki kulakta da şekillenebilir. Kediler, bulundukları her duruma kısa sürede adapte olan muhteşem canlılardır. Sadece onların bu duruma alışma sürecinde sahiplerinin de duruma alışması ve bu süreçte kedilerine yardımcı olması gerekir. Unutmayın ki kediler duymadan yaşamlarını sürdürebilme konusunda gerçekten başarılılardır.

Eğer kediniz tek taraflı bir sağırlık yaşıyorsa onunla iletişime geçerken biraz daha sesli konuşmalısınız. Kör kedimiz Bıdık görmediği halde kapıyı açan, bir yerden atlarken, bir yere kaçarken oldukça dikkatli davranan ve hiçbir engele takılmayan bir kedidir. Eminim ki kulakları duymayan kediniz de diğer hislerinin çok daha kuvvetli olmasından dolayı sizi birçok konuda şaşırtacaktır. Tek sorun ona seslendiğinizde (eğer iki kulağı da duymuyorsa) gelemeyecek olmasıdır. Bu yüzden onu çağırmak için daha başka yöntemler bulmalı ve göz temasının iletişimde ne kadar önemli olduğunu unutmamalısınız… 

Biz Bıdık ile ses tonumuzla anlaşıyoruz. Görmediği için onu ses tonumuzla yönlendirmeye çalışıyoruz. Böylece evde dahi olsa ona karşı bir tehdit yaklaşıyorsa kendini frenleyebiliyor. Siz de sağır kediniz için böyle yönlendirmeler yapabilirsiniz. Mesela odaya girerken ya da çıkarken anlayabileceği bir şey belirleyebilirsiniz. Yaptığınız bir hareket ile ne demek istediğinizi anlarsa yaşam onun için de oldukça kolaylaşacaktır. Kedinizle işaret yöntemiyle anlaşmaya başladığınızda, o da evin rutin kurallarına alışmış olacaktır.

Sokağa çıkmadığından emin olun!

Benim size naçizane önerim kedinizin sokağa çıkmadığından emin olmanız olacaktır. Sağır bir kedinin sokağa adapte olması oldukça zor olabilir. Görse dahi duymadığı için arabalardan, köpeklerden korkmayabilir. Tepkilerini anlasa dahi diğer hayvanlarla mücadele edemeyebilir, anlaşamayabilir. Sokakta yaşam sağlıklı kediler için bile zorken sağır, kör, sakat bir kedi için ne kadar zor tahmin bile edemezsiniz. Eğer kediniz sonradan sağır olduysa sokak gezilerini azaltmanız çok daha sağlıklı olabilir.

Veteriner hekiminize kulak verin!

Bildiğiniz gibi sağırlık, bir nedene bağlı olarak gelişebileceği gibi yaşlılığa bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Aynı biz insanlarda olduğu gibi ilerleyen yaşlarda sağırlık ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda veteriner hekiminize kulak verin. Kedinizde meydana gelen sağırlık başka bir hastalıktan kaynaklanmıyorsa her şeyi akışına bırakmanızda fayda vardır. Fakat başka nedenlere bağlı geçici ya da kalıcı sağırlık durumlarıyla karşılaşmamak adına klinik ziyaretlerinizde kulak bakımlarınızı da ihmal etmemeye çalışın…

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.