Güneş Güler
“Tavşanlarım, kaplumbağalarım, köpeklerim derken hayvanlarla ilgili bir işe girmem gerektiğini fark ettim, çünkü hayatımın merkezinde hep onlar vardı.”

Haberimizin başlığını okuduğunuzda fazla iddialı diye düşünebilirsiniz; fakat yazımızı okuduktan sonra ne kadar doğru söylediğimize siz de hak vereceksiniz. Bildiğiniz gibi pet kıyafetleri konusunda birçok haber yayınladık. Sektörün çeşitliliği bizim de ister istemez seçici olmamıza neden oldu. İnce eleyip sık dokuyarak pet modasında yer verdiğimiz özel isimler arasında yer alan The Pawtique de seçici davrandığımız firmalar arasında. Bilirsiniz dört ayaklı dostlarımız söz konusu olunca hayvan sahipleri olarak seçici davranırız. Mamasından, tasmasına, su kabından yatağında hatta oyuncağına kadar aklınıza gelebilecek her şeyi araştırır, inceler öyle satın alırız. Fakat söz konusu pet kıyafetleri olunca araştırmalar bazen kafa karıştırabiliyor. Köpeğime olur mu, onu rahatsız eder mi, kaliteli mi, pahalı mı, ucuz mu? Bunlar akla gelen ilk sorular arasında oluyor genellikle. Fakat işin içine girince aslında daha birçok şeyin bu seçimlerde önemli olacağının farkına varıyorsunuz.

Sevgili Güneş Güler de küçücük minicik bir ırka sahip olduktan sonra pet kıyafetlerinde ne gibi kriterlerin önemli olduğunu işin içine girince daha iyi anlayanlardan. Kendi köpeğinin küçük ırk olmasından dolayı onu kışın soğuk, yazın sıcak havalardan koruyabilmek adına köpeğini kıyafetlerle tanıştıran fakat bu süreçte minik dostu Moet’e ve kendi zevkine uygun kıyafetler bulamaması ve bulduklarının tasarımlarını beğenmemesi sonucunda The Pawtique’in kuran genç girişimci. Uluslararası ilişkiler okuduktan sonra London College of Fashion ve St. Martins’te çeşitli moda programlarına katılan, bazı moda editörlerinin yanında staj yaptıktan sonra kendi markasını kuran Güler, aslında tüm zamanı petleri mutlu edecek işler yapmaya harcıyor. Sadece kıyafetlere değil, Türkiye’deki ilk ve tek Tarım Bakanlığı onaylı pet mutfağına da zaman ayıran genç ve başarılı girişimci Kalbimdeki Patiler okuyucularına Pawtique’i anlatıyor:

Tam bir pati butiği

Minik Moet en ufak rüzgardan bile etkilendiği için veteriner hekim tavsiyesi üzerine, onu giydirmeden dışarı çıkaramıyordum. Baktım ki kendi zevkime uygun kıyafetler bulmam oldukça zor, moda geçmişime güvenip “neden ben yapmıyorum?” dedim. Moet’i kendi diktiğim kıyafetlerle gezdirirken “Bize de yapar mısın?” diye soranlar sayesinde bir anda bir müşteri kitlem oluşunca bunu işe çevirmek istedim ve The Pawtique’i kurdum. Markamız adı altındaki her bir parça elde dikiliyor, isterseniz süslemelerden baskıya, renkten kumaş tipine kadar size seçme özgürlüğü sunuyorum.

Petler için couture diyebiliriz sanırım. Markamı 2013’te kurduğumda bu servisi veren tek kişi bendim. Şu an tüm bunların yanında en önemli özelliği tasarımlarımın su geçirmemeleri, kumaşlarımı buna göre seçiyorum çok yazlık fırfırlı süslü de olsa aynı zamanda su geçirmeyen özelliği sayesinde her kıyafeti bahar aylarında yağmurluk olarak da kullanabiliyorsunuz. Ayrıca her cinse uygun olabilmesi adına tshirtlerin dikim aşamasında da farklı teknikler kullanıyorum. Aslında aklımda herhangi bir şey olmuyor ürünlerimi tasarlarken. Önce kumaşçıma gidiyorum, gözüme güzel görünen her şeyi alıyorum, sonra aksesuarcıma uğruyorum yine aynı şekilde beğendiğim her taşı, süsü, boncuğu alıyorum; sonra eve gelince şenlik başlıyor. Her şeyi masalara yayıyorum şu şununla gider, bu bununla derken bir bakıyorum elbiseler taslak olarak hazır. En son olarak da bazılarına esprili bir iki cümle bastırıyorum. Aslında satış olarak bakınca mesajlılar pek gitmiyor ama ben eğleniyorum. En çok “apply before february 14th”, “doğuştan fanatik” ve “Boy Toy” sattım geçen sezon.

MOET2Tasarıma başladığımdan beri hayvan sahiplerinde pet modasına karşı muazzam bir değişim gördüm özellikle bu sene. Daha önceden herkes ihtiyaca yönelik yağmurluk, patik gibi şeyler satın almak isterken, bu sene süse püse her zamankinden daha düşkün oldular 🙂 Yılbaşı için yaptığım ren geyikli şapkalar, kostümler yağmurluklardan fazla talep gördü bu sene. Hayvan sahiplerini genişleyen bu sektöre ayak uydurmuş bir halde görmek beni çok mutlu ediyor.

The Pawtique tasarımlı birçok köpeğin mutlu mesut bir şekilde dolaşmasından gerçekten çok mutlu oluyorum. Bizim için önemli olan sadece ürünlerin satılması değil, müşterilerimizle aramızda kurduğumuz bağ da çok önemli. Pati sahibi dostlar edinmek benim için çok değerli. Bu yüzden mümkün oldukça sosyal projelere de katılıyorum. Geçen sene Raffles Otel’de düzenlenen Kansersiz Yaşam Derneği’nin kermesine katıldık, 2 senedir Zorlu Center Yılbaşı köyündeyiz, Sessizliğin Sesi Derneği ile ortak çalıştık, İzmir Point Borrnova’da geçen hafta Bazaar İstanbul’da standımız vardı; her sene olduğu gibi bu sene de Bebek Şenliği’ndeyiz ve yaz boyu her hafta sonu Zorlu Center’dayız.

Konu petler olduğunda internet alışverişi yerine insanlar gelip ürünü görmeyi, dokunmayı tercih ediyor, bunun için mümkün olduğunca fazla etkinliğe katılmaya çalışıyoruz. Son olarak şunu söylemek istiyorum; hayvan sahiplerine harika bir sürprizimiz var! Türkiye’de bir ilkle geliyoruz, az kaldı!

Sipariş için; www.thepawtique.com 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.