Kedi ve köpeklerde hipertansiyon hakkında bilinmeyenler...
Hipertansiyon köpeklerde 2-14, kedilerde ise 4-20 yaş aralığında daha sık görülür.

Hipertansiyon… Kan basınıcının normalden çok daha yüksek olması… Bir çoğumuzun yakından bildiği bir hastalık aslında hipertansiyon. Çok fazla belirti göstermeden sinsice ilerleyen ve dikkat edilmediğinde oldukça tehlikeli olan bir hastalık. Ve ne yazık ki üç yaşına gelmiş her hayvandan birisinde de görülen bir hastalık. Evet, ‘normal’ kan basıncının yükselmesi olarak adlandırılan hipertansiyon hayvanlarda her ne kadar ikincil nedenlere bağlı olarak görülse de çok sık rastladığımız sağlık problemleri arasında yer alır ve kedi ve köpeklerde iki tür olarak karşımıza çıkar. Aynı biz insanlarda olduğu gibi petlerde de böbrek rahatsızlıkları, kalp hastalıkları, retinanın hasar görmesi gibi ciddi problemlere sebebiyet verebilir. Peki kedi ve köpeklerde hipertansiyon ne gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir?

Hipertansiyon her zaman kendiliğinden oluşan bir hastalık değildir. Genellikle bir hastalığın sonucu olarak ortaya çıkar. Mesela köpeklerde Cushing Sendromu ya da Hiperadrenokortikoizm birincil nedenler olarak sıralanabilir. Kedilerde ise hipertiroidizm ve böbrek hastalıkları çok sık karşılaşılan nedenlerdir. Bunlar dışında şeker hastalığı, hormonal değişiklikler, kanser, sentral sinir sistemi ve beyin rahatsızlıkları da hipertansiyona neden olabilir. Bir kedinin ya da köpeğin hipertansiyon hastası olarak nitelendirilmesi için değerlerinin normalden yüksek olması gerekir. Kedi ve köpeklerde normal kan basıncı büyük tansiyon 150 mmHg, küçük tansiyon 90 mmHg olarak değerlendirilir.

  • 150/95 mmHg – tedavi edilmesi pek önerilmeyen durum
  • 150/99 to 159/95 mmHg – biraz yükselen tansiyonda hemen müdahale gerekmeyebilir
  • 160/119 to 179/100 mmHg – organ hasarı risklerini azaltmak için önlem alınır
  • 180/120 — daha ciddi komplikasyonları azaltmak/önlemek için acil önlem alınır ve tansiyon düşürme amaçlı tedavi uygulanır.

Belirtilere dikkat!

Körlük, genişlemiş göz bebekleri, idrarda kan, burunda kan, dengesizlik, dönme, gözlerde kanlanma, ayaklarda ya da vücutta güçsüzlük, tiroid bezinin ele gelmesi gibi belirtiler hastalarımızda hipertansiyon olabileceğinin sinyallerini verir. Veteriner hekim olarak tabii ki sadece bu belirtilerle yola çıkarak tanı koymuyoruz fakat hayvan sahipleri tarafından en çok bildirilen belirtiler arasında yukarıda saydıklarımız yer alıyor. Bu yüzden pet sahiplerinin kedi ve köpeklerinde görecekleri her türlü değişikliği dikkate almalarını öneriyoruz. Özellikle ileri yaşlardaki hayvanlarda düzenli (her 3 ayda bir) tansiyon ölçümünü öneriyoruz. Unutmayın ki her hastalığın tedavisi vardır, yeter ki çok geç kalınmasın. Erken teşhis her zaman hayat kurtarır. Çok erken aşamada teşhis edilen ya da fark edilen rahatsızlıklarla kedi ve köpek dostlarınızın yaşam standartlarını korumanız mümkün. Bunun için tek yapmanız gerek düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak ve bu kontroller sırasında tüylü dostunuzun tansiyonunu ölçtürmek…