Bir broşür insanın hayatını ne kadar değiştirebilir? Hayatımızda karşılaştığımız her şeyin mutlaka bir sebebi olduğuna inanırım. Yaşadıklarımız aslında yaşayacaklarımızın bir habericisidir diye düşünürüm. Ertan Deniz Tatlı’nın tiyatro ile tanışma hikayesi de bu düşüncemin basit bir örneği bence. Aranızda belki dingin bir hayat yaşamayı seçen Ertan Deniz Tatlı’yı tiyatrodan tanıyan hayvanseverler vardır. Tanımayanlar için ise Tatlı’yı ve gelirinin bir kısmını sokak hayvanları için bağışladıkları oyunlarını sizler için Kalbimdeki Patiler ailesine dahil ettik.

Tiyatro ile tanışmanız nasıl oldu?

Tiyatroyla tanışmam çok saçma olduğu kadar bir yandan çok da zor oldu. Asıl mesleğim futbolculuktu. Birçok insan gibi bir sakatlık yaşadım ve ayağa kalkabildiğimde bir arabanın camına bırakılmış olan ufacık bir tiyatro broşürü gördüm. Onu oraya kim bıraktı bilmem ama belki de bütün bir hayatımın mesleğini belirledi. Hatta kim bilir belki de nelere sebep olacak… Fakat şunu söyleyebilirim ki; tiyatro ve buna benzer diğer sanat dalları içinde geçerli olduğunu düşündüğüm bir şeydir bu; toplum olarak ya da bireysel olarak yaşadığınız dönem, yaşadığınız yöre, yaşadığınız topraklar yani nefes alabildiğiniz o atmosferin farklı dillerle, farklı görüntülerle, farklı seslerle karşınızda eyleme döküldüğü alandır. Buradan reel hayatta neleri doğru yapmanız gerektiğini görebilirsiniz. İşte tiyatroyu ben de tutku haline getiren bu olmuştur. Artık yaşlanırken, daha doğru yaşlanabilme tutkusunu vermiştir bana ve insanlara bu fırsatı sunma imkanını.

Peki ya Menfi tiyatrodaki oyunlar? 

Oyunlardan bahsedecek olursak kelimeler, cümleler yetmeyebilir. Yaşadığımız coğrafyada birçok yerde birçok oyun sergilenmektedir. Antik Yunan’dan Çağdaş Tiyatro’ya kadar… Fakat burada önemli olan bu konuda emekçi olabilen arkadaşlarım (sanatla uğraşan herkes) ve benim için; seyir eden, gözlemleyen insanlardır. O yüzden bu konuya değinmek daha yararlı olabilir. O zaman hayat daha yaşanılası yer haline muhakkak gelecektir.

Menfi Tiyatro’daki oyunlarımızı Tatavla Sahne’de oynuyoruz. Oyun tarihlerimiz ve daha başka birçok bilgiyi sahnemizden öğrenme şansına herkes sahiptir. Bu sadece bizim sahnemiz için değil bütün sahneler için geçerlidir siz yeter ki oyun izlemek isteyiniz.

Oyunların gelirinden sokak hayvanlarına yardımcı olma konusuna değinecek olursak…

Oyunumuzun gelirinden sokak hayvanlarına da pay çıkarma fikri ekibimizin kurulum aşamasından beri vardı. Tiyatromuzun ismi Menfi’dir. Menfi’nin kelime anlamı her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan demektir. Tiyatronun da amacı budur; her şeyi kötü yanlarıyla ele almaya gayret edip, bunları seyir edenlerin görmesini, anlamasını, hissetmesini sağlamak. Bu sebeple bu tür projeleri tiyatromuzun maddi durumu el verdiğince hep yapmayı planlıyoruz. Sokak hayvanları, orman hayvanları ve bunun gibi birçok canlı için genel olarak düşüncelerim pek iç açıcı değil ne yazık ki. Onlar da tiyatro gibi sanki onlar da insanlara bir şeyleri göstermeye, anlatmaya çalışıyorlar, bir şeyleri bize tekrardan hatırlatmak için varlar sanki, fakat genelimiz bunun pek farkına varamıyor. Biz de elimizden geldiğince onlar için de bir şeyler yapmak istiyoruz.

İnsanların sokak hayvanlarına bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde bu bakış açısının çok yavaş da olsa değişmeye başladığını, bazı şeylerin fark edilmeye başlandığını gözlemlemekteyim. Mesela hayvanlara şiddetin kabahatler kanunundan çıkarılmasını düşünen insan sayısının artması gibi. Yalnız henüz bunun farkına varan bir siyasetçimiz yok ki işin üzüntü verici yanı da bu. Düşünün bir adam hayvana tecavüz ediyor 300 lira ceza alıp serbest kalıyor. Bu durum bencil insanlar için değil; paylaşımcı ve  herkesin hakkını düşünen insanlar için kabul edilir gibi değil. Fakat bencil insanlarımız da şunu fark etmeli ki; bu kötü insanlar hayvandan sonra size karşı da bir kötülük yapabilir. En önce kendinizi düşünün, bencillik aslında iyidir ve siz de bencil olup yaşadığınız yeri daha güzel yaşamak için güzelleştirin.

Tüm okurlara ve bu görevi üstlenmiş olan arkadaşlara iyi niyetlerinden ve emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.