Güçlü insanların, inanan ve inandıkları şeyler için savaşan insanların her zaman daha başarılı olduğuna inanırım. Hayat onlara ne getirirse getirsin mücadele etmeyi bilen, asla pes etmeyen insanlardır onlar. Bu yüzden güçlü olmanın yaşı benim için yoktur. Bir insan eğer mücadeleci bir ruha sahipse her yaşta güçlüdür; Nil Şahin gibi… Nil henüz üç yaşında, rehabilitasyon amacıyla başladığı spor sayesinde başarılara yüzen genç bir hayvansever. Hem de, zorlu yaşam koşullarına rağmen her güne yeni umutlar sığdıran, engelleri annesinin desteğiyle aşan ve başarılarla dolu bir hayata imza atan güçlü bir hayvansever. Gelin, hayatından sporu ve hayvanları eksik etmeyen Nil Şahin’i ve kedili dünyasına bir göz atalım…

Spordan, hayvanlardan ve hayattan asla vazgeçmeyin!- Nil Şahin

Hayvanlar terapi gibi!

Spina Bifida hastası olarak doğan Nil, kaslarının güçlenmesi için yüzen, dengede kalabilmek için buz pateni yapan, terapi için at binen ve bunların yanı sıra harika piyano çalan, seramik yapan bir öğrenci. Şu an 15 yaşında ve bir yandan tedavi için başladığı ama hayatının vazgeçilmezi olan sporla ilgilenmekte, bir yandan da okuluna devam etmekte. Küçüklüğünden beri sokak hayvanlarını besleyen, seven, onlara şefkat gösteren Nil’in yıllardır yanından ayırmadığı bir kedisi var. Bakın kedisi Boncuk’u, sokak hayvanlarını ve hayattaki başarılarını nasıl anlatıyor:

“Küçüklüğümden beri hayvanlarla iç içe büyüdüm. At bindim, kedileri sevdim, köpekleri öptüm. Onlarla aynı hayatta yaşamanın ne kadar huzurlu olduğunu gördüm. Hayvanlar kesinlikle insanlara mutluluk veriyorlar. Kafa dağıtmalarına yardımcı oluyorlar. Her ne kadar terapi için, tedavi için onlarla tanışmış olsam da hayata hayvanlar sayesinde daha pozitif baktığımı düşünüyorum. Onların insanlara hiçbir zararı yok, sadece mutluluk veriyorlar. Onları sevdiğimde çok mutlu oluyorum. Gülüyorum, eğleniyorum. Kedi, köpek, kuş, at, balık… Benim için hepsi aynı. Ama Boncuk bir başka. Boncuk hayatıma girdiğinden beri hayvanlara daha farklı bakmaya başladım. Çok farklı bir kedi, kucağa gelmekten hiç hoşlanmıyor, sadece kendi isterse geliyor. Birazcık şişman. Çok yemek yedirmiyorum ama ona rağmen kilolu bir kedim var. Kısırlaştırdıktan sonra daha çok şişmanladı. Genellikle uslu bir kedi ama ara sıra yaramazlık yapıyor. Ben onu her haliyle seviyorum. Sadece Boncuk’u değil tüm hayvanları çok seviyorum. Herkesin bu sevgiyi tatmasını isterim.”

İnsan isterse başaramayacağı şey yok

Nil, annesinden gördüğü sonsuz destek sayesinde sporda, müzikte, sanatta başarının merdivenlerini tırmanabilmiş şanslı insanlardan. Bu yolculukta ona olan inancını hiç kaybetmeyen ve her konuda arkasında, yanında olan bir anneye sahip. Önemli olan da bu hayat koşullarında hiçbir zaman yılmamak ve pes etmemek değil midir? Düşerken elimizi tutan, tam vazgeçerken yeniden kalkmamızı sağlayan annelerimizin, babalarımızın inancıyla yeniden hayata tutunmaya çalışmak değil midir?

Engelli bir çocuk büyütmenin zorluklarını sırtlanan güçlü kadın bu süreci ve hayvanların, sanatın, sporun Nil’in hayatına neler kattığını gelin bir de annesi Ümit Şahin’den dinleyelim. Her ne olursa olsun, sabahın köründe Nil’i antremana götüren, koştur koştur okula yetiştiren, kızının çok genç yaşta birçok kez ameliyata girmesini maddi manevi yüklenen ve ilk madalyasını takmanın gururunu yaşayan güçlü kadının gözüyle engelli bir çocuğun yaşamını, hayvan sevgisinin tedavi sürecine manevi anlamda nasıl desteği olduğunu bakın ne güzel anlatıyor:

Spordan, hayvanlardan ve hayattan vazgeçmeyin!- Nil Şahin

“Hayvan sevgisinin, özellikle kedi aşkının Nil’in genlerinde yüklü olduğunu düşünüyorum. Bu özelliğini çok erken bir evrede, daha küçücük bir bebekken defalarca gözlemledim. Kedileri gördüğünde ya da miyavlama seslerini duyduğunda Nil’in heyecanını, mutluluğunu ve adeta bambaşka bir aleme geçmiş gibi hallerini görmemek imkansızdı zaten. Bu özelliğini keşfettikten sonra bazan herhangi bir şey için ağladığında, yavru kedi gibi ses çıkarıp, kedi gibi başımı göğsüne sürerek onu rahatlattığım çok olmuştur. Ona “ne istersin?” diye sorulduğunda her zaman “canlı kedi” diye cevaplıyordu.

Ona kedi sevmek ihtiyacını doyursun diye aldığım peluş kediler, pille hareket eden, kedi sesi çıkaran oyuncak kediler onu çok sevindiriyordu ama bir miktar hayal kırıklığını hep görüyordum. Aslında “canlı kedi” sahibi olmak konusunda Nil bana açık olarak hep yol gösteriyordu diyebilirim.

Ama evde kedi beslemek hiç benlik bir konu değildi, ne yapacağım konusunda büyük gelgitler yaşadım. Nil’in kedi sevgisine karşı koymak çok zordu. Kedilerin şifacı özelliklerine ilişkin okuduğum yazılarla da kendimi etkileyip sonunda Nil 3 yaşında iken ona bir yavru kedi aldım. (O zamanlar sahiplenme konusunda bilinçli değildik ve sokaktaki kedilerimizden birisini eve alma fikri hiç farkında olduğumuz bir konu değildi) Zaman doğru bir karar olduğunu gösterdi. Nil çok mutlu, o mutlu olduğu için ben de çok mutluyum. Şimdi kedimizle yaşadığımız o kadar çok ve hepsi birbirinden güzel ve ilginç hikayelerimiz oldu ki Nil’in çocukluğuna bu anıları kattığım için ayrıca mutluyum. Geriye baktığında engelinden çok kedisini hatırlayacak olması umudumdur. Kalbimdeki Patiler’e ve Nil’in çok sevgili Yağmur ablası, dünya güzeli, iyisi Yağmur Ağcaoğlu’na bu güzel ve duygu dolu çalışma için çok teşekkür ederiz.”

Spordan, hayvanlardan ve hayattan asla vazgeçmeyin!- Nil Şahin

Siz siz olun, şu an sahip olduğunuz her şeyin kıymetini bilin ve hayvanları, sanatı, sporu, doğanın güzelliklerini hayatınızdan eksik etmeyin. En önemlisi de inancı…

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.