Eğer bir köpeğiniz var ve pet sektörünü yakından uzaktan takip ediyorsanız Uğur Kurşun adını mutlaka duymuşsunuzdur. Türkiye’de bir ilk olan “Agility and Frisbee Team”in kurucusu, kendini köpeklere adayan bir köpek eğitmenidir kendisi. Yaptığı başarılı işlerle adını sadece Türkiye’de değil dünyada da duyurmuş ve ülkemizi birçok yarışmada gerek ekibiyle gerek tek başına temsil etmiştir. Bu yazımızda köpekli sporlarda başarılara doymayan Uğur Hoca’nın yeni oluşumu Hunde Trainer Team Türkiye’den bahsetmek istiyorum. Fakat bu takım öyle bir takım ki kurucusundan dinlemek daha doğru olur diye düşünüyorum ve sözü sevgili Uğur Kurşun’a bırakıyorum:

İlk olarak Uğur Kurşun’u sizden dinleyelim…

Öncelikle her zaman destekçim olduğun için teşekkür ederim Yağmur’cuğum. Yaptığın işlerle fark yarattın ve sektöre değer kattın. Başarılı işlerini yakından takip ve takdir ediyorum. Ben de her zaman senin yanındayım. Bunu belirtmeden sorularına başlamak istemedim. Uğur Kurşun, aslında gördüğün gibi, olduğu gibi bir adam. Sadece biraz deli olduğumu söyleyebilirim. Akıllı bir insan, 4 ay boyunca köpeklerle aynı kafeste yaşamaz herhalde! İlk okuldayken Avrupa ve Amerika’da köpek eğitmenleri olduğunu öğrenip, köpek eğitmeni olmayı kafaya koyan ve köpek eğitim okulu kurmayı isteyen bir öğrenci olsa da aslen ahşap el işleme sanatıyla uğraşan bir Kündekar ustasıyım. Öğrencilik yıllarımdaki hedefim için ahşap sanat ustasının yanında çırak olmuş ve tam 22 yıl hayallerim için para biriktirmiştim. Çalıştığım iş vasıtasıyla tanıştığım Bulgaristan Milli Takım antrenörü sayesinde şu anki başarılarımın temelini atmıştım.

Uğur Kurşun

Peki Hunde Team Trainer Türkiye hikayesi nasıl başladı?

Ülkemizde pek çok köpek eğitmeni var. Hemen hemen çoğu da alaylı. Oysa ben bu işin en önemli okulunu bitirdim ama diplomamı bıraktığım için, kendimi doğru ifade edemedim. Bir süre sonra, ülkemizde kendim gibi eğitilmiş köpek eğitmenleri olması gerektiğini düşündüm. Çok da araştırdım. En büyük isteğim, resmi olarak kabul görmüş bir okula gidip, diplomamı ya da sertifikamı almaktı. Uzun arayışlardan sonra bütün kapılar Almanya’daki Hunde Trainer Köpek Eğitmenliği okuluna çıktı. Hunde Trainer Team, Alman hükümetinin resmi olarak tanıdığı ve kabullendiği bir okul.

Avrupa’da bu konuda hükümetin denklik verdiği başka bir eğitim kurumu da yok. Hunde Trainer, parasını verip girebileceğin bir okul da değil. Çok ciddi prosedürleri var. Ben oraya girmek için aylarca uğraştım. Araya hatırlı insanlar soktum. Sonunda, bir Almanca çevirmenle birlikte ders almaya başladım. Okulun sahibi Susanna Fecker Almanca anlatıyor, çevirmen bana çevirirken ben cümleleri tamamlıyordum. Teorik dersler bitip, sahaya çıkınca kendimi daha iyi gösterdim. Sınavda, okul tarihinde, 100 puanla geçen tek öğrenci oldum. Okulun sahibi bana bu işi Türkiye’de yapmak isteyip, istemediğimi sorunca resmi bir kapı açılmış oldu. Hiç tereddütsüz kabul etim. Okulun Türkiye Temsilcisi olarak “köpek eğitmeni yetiştiren” bir okul olduk. Hunde Trainer Team Turkey olarak Alman okul sayfasında yer alıyorum. Ülkemizi dünyada temsil etmek benim için çok onur verici…  http://www.hundetrainerteam.de/team-2/

Hunde Trainer Team Turkey neler yapar?

Hunde Trainer Team Turkey olarak, “Köpek Eğitmeni” yetiştiriyoruz. 4 aylık teorik ve pratik derslerden sonra Almanya’dan gelen ekip tarafından sınava tabi oluyorlar. Sınavda benim hiçbir rolüm olmuyor. Ancak Almanlar disipline çok önem verdiklerinden, ben öğrenciler ile ilgili kanaat notlarımı Almanya’ya iletiyorum. Her şeyi dörtlük dörtlük bir öğrenci, kanaat notunu alamıyorsa sertifikaya sahip olamıyor. Hunde Trainer Team’in bir başka amacı da, tüm öğrencilerin eğitim disiplinini okul şartlarına bağlı olarak vermesi, yani okulu temsil ederek köpekleri eğitebiliyorlar. Takım arkadaşlarından ve bizden destek alıyorlar. Okul olarak onları asla yalnız bırakmıyoruz.

Herkes okula başvurabilir mi? 

Okula katılmak isteyenlerle bir mülakat yapıyoruz. Onların amaçları ve gitmek istedikleri yol bizim için çok önemli. Ayrıca, öğrencilerde takım ruhu arıyoruz. Katılmak isteyenlerde Almanya kadar katı kuralarımız olmasa da, bazı ön şartlar arıyoruz. Senede 2 kayıt açıyoruz. Öncelikle 7 farklı konu başlığında teorik derslere yoğunlaşıyoruz. İlk yardımdan, anatomiye kadar detaylı bir ders programı var. Sonra saha çalışmaları başlıyor. Ayrıca, benim şahsi eğitimlerimde de yanımda bulunuyorlar. Yani teori, sahada simultane eğitim ve pratik dersleri görüyorlar.

Uğur Kurşun
Daha bilinçli, okullu köpek eğitmenleri yetiştirmek tek amacım

Senelerce, dünyada köpekli sporlar yapıldığını ama ülkemizin bu alanda yer almadığını görüp, bizim de orda olmamız gerektiğini düşündük. Sonuçta köpekli sporun temeli, itaat eğitimidir. Size itaat etmeyen bir köpeğe asla bir şey yaptıramazsınız. Bu amaçtan yola çıkarak bir takım kurduk. Bu işin takım işi olduğuna inandığımdan, tüm takımı çalıştırdım. Hem ben hem de öğrencilerim yarışmalara katılıp, birbirimize rakip olduk. Bu alanda önce gözlemci olarak sonra da yarışmacı olarak katıldığımız yarışmalarda, çok iyi dereceler aldık. İlk yurtdışı yarışmamızda bizi küçümsediler, onlardan 20 sene gerideydik. 2 sene sonra onları geçmiştik ve aldığımız dereceler sayesinde bu yarışmaların bir bacaklarının Türkiye’de yapılmasını sağladık. Şimdi çok daha büyük projelerimiz var; ülkemizi gururla dünyada tanıtmak istiyoruz. Hatta bu sene 3 yarışmanın ülkemizde yapılmasını sağladık. Avrupa Disc Dog Challenge Frizbi ve agility yarışmalarının bir bacakları ülkemizde düzenlenecek. Bu konuda Felicia Pet Food’un girişimi ve KIF’in desteği ile 11 Haziran, Temmuz ve Eylül aylarında yabacı hakemlerin katılımıyla yapılan yarışmalara takım olarak hazırlanmaya başladık.

Benim tek amacım hedeflerime giden yolda sadece işimi yaparak ilerlemek. Hedefim ise; öncelikle köpekli sporlarda ülkemizi yurtdışında temsil etmek ve başarılara imza atmak. Fakat şunu da eklemek istiyorum: Sporcu köpeklerin sahipleri yarışmaları heyecanla bekliyorlar. Buradaki en önemli konu, köpeğin doğasına uygun olan yarışmaların yapılması. Dog Fashion gibi yarışmalar küçük ırklarda ilgi çekse de bana çok doğru gelmiyor. Ama köpeklerin iş yapmak ve hizmet etmek yani onlara görev vererek drive’larını yükseltmek ya da düşürmek için yapılan sporlar, köpeği doğru çalıştırdığınız müddetçe sağlıklı olmalarına yardımcı oluyor. Doğru çalıştırmaktan kastım ise; köpeğin psikolojisi, eklem sağlığı, göğüs kafesi yapısına göre bir antrenman yapılması.

Uğur Kurşun diyor ki!

Dünyada köpek eğitimi, akademik bir yaklaşımla ele alınıyor. Ülkemizde son yıllarda pet köpeği yani evde beslenen köpeklerde ciddi bir artış var. Kimi insan gerçekten severek ve sorumluluk bilinci ile alıyor ve onlar zaten hemen bir eğitmen arayışına giriyorlar. Ama maalesef çeşitli nedenlerle hediye edilen köpekler de var ve onlar bir süre sonra yazlık yerlerde sokağa, barınağa ya da ormana terk ediliyorlar. Biz de ülkemizde köpek eğitimini akademik düzeye taşımak ve terk edilen, sokağa atılan hayvanların önüne geçmek istiyoruz. Çünkü eğer köpek eğitilirse ve enerjisini atmak için doğru şekilde yönlendirilirse evde gerçek bir arkadaş olarak size uyum sağlayabilir. Bizim de amacımız ormanlara ve sokağa atılan hayvanların önüne geçmek. Bakamayacaksanız almayın, aldıysanız atmayın. Hem sizi köpekle yaşama hem de köpeğinizi sizinle yaşamaya ve mutlu bir ömür sürmeye hazırlayabiliriz. Eğitim ile yaşamınıza bambaşka bir boyut getirebiliriz.

 

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.