Utku IşıkcevahirBundan 6 yıl öncesine kadar köpeklerden korkan, kaçan hatta onların bakışlarından hiçbir şey anlamayan birinin başarılı bir köpek eğitmeni olacağına inanır mıydınız? Evet, hayatın bize ne getireceği hiç belli olmaz. Kendinizi ‘asla’ dediğiniz bir şeyi çok severek yaparken bulabilirsiniz. Köpek eğitmeni sevgili Utku Işıkcevahir aslında bu yazımın başrolü. Kendisi hayvanları seven fakat korkan, onları görünce ne yapacağını bilmeyen biriymiş zamanında. Sonrasında köpeklere olan korkusunu yenmek için kendisini birçok konuda geliştirmiş ve çok da başarılı olmuş. Köpekler ne şartlarda günümüze gelmişler, asıl yaşam alanları neler, hangi durumda korumacı olurlar, köpekler ne ister gibi sorularının cevaplarını aradığı dönemden itibaren köpeklerin birçok canlıdan daha sadık, daha masum ve samimi olduklarını gözlerinden okuyan Utku Işıkcevahir kısa sürede başarıya ulaştığı pet eğitmenliğinde neler yaptığını, neler hissettiğini tüm samimiyetiyle Kalbimdeki Patiler takipçileri için paylaştı. Tanıyanlar çoktur da tanımayanlar için köpeklerin korkmadan, çekinmeden eğitime geldikleri Utku Işıkcevahir’i ve köpek eğitimini kendi ağzından dinleyelim…

İlk olarak şunu söylemek isterim ki; eğitimci bir ailenin çocuğu olarak öğrendiğim şey eğitim olan hiçbir yerde dayak ve zorbalığın olmadığı, dayak olan her yerde eğitimsizlik olduğudur. Bu yüzden birçok meslektaşım gibi benim köpek eğitimi programlarımda da dayak, zorlama, zorbalık asla ve asla söz konusu değildir. Ben 6 yıl öncesine kadar köpeklerden korkan, kaçan, onlara nasıl davranacağını bilmeyen birisiydim. Korkumu kaçarak bastırıyordum. Fakat zamanla kendimi geliştirmem, onlar hakkında birçok bilgi edinmem ile bu korku bir anda yok oldu. Sanki hiç öyle bir hisse hayatım boyunca kapılmamışım gibi… Tarifsiz… Bu yüzden köpeklere yaklaşımım da biraz da farklı oldu. Onları anladığım zaman korkularımın da bitmesi benim gözümde köpekleri çok daha değerli kıldı. Eğitimlerimde belki de bu sebepten dolayı köpekleri her zaman sabırla anlamaya çalıştım. Çeşitli ödüllerle onlar şımartmadan yönlendirdim.

Aldığı eğitimler sonrasında, köpeklere yaklaşımı değişen Utku Işıkcevahir başarılı köpek eğitmenleri arasındaki yerini koruyor.

Evde eğitimUtku Işıkcevahir sözlerine şöyle devam ediyor:

Eğitim programlarımızda ev içinde birlikte yaşam eğitimlerine mümkün oldukça özen gösterdim. Tuvalet eğitimi, temel itaat eğitimi, köpeğin istenilmeyen davranışları varsa düzeltilmesi (ısırma, havlama, kazıma, eşyalara zarar verme vb.) ve ev içerisinde hasta, sakat, yaşlı ya da çocuk bulunuyorsa onların yaşamlarında fayda sağlayan destek eğitimi bu eğitimlerden en sık karşılaştıklarım oldu. Bunların yanı sıra spor eğitimi, ileri itaat eğitimi, alan koruma, yakın koruma ve köpek sahiplerinin şahsı olarak istedikleri bütün eğitimleri de veriyorum. Fakat köpeğin ırkı, cinsiyeti, kısır olup olmadığı, yaşı gibi önemsiz gözüken tüm ayrıntılar bu eğitimlerin başarıya ulaşmasında etkili. Yani bunları dikkate almadan eğitim programı yapmak her zaman başarısızlık getirir. Bu yüzden eğitim programları hazırlamadan önce eğitilecek köpeği tanımaya, hakkında bilgi edinmeye özen gösteriyorum. Bunların yanı sıra eğitim alacak köpeklerin önceki yaşamlarının nasıl olduğunu ve geçmişinde yaşadıkları olumsuzlukları bilmek de eğitim akışımızı tamamen değiştirmektedir. Köpeklerin fizyolojik, biyolojik ve genetik olarak sakatlıklarının olup olmadığı tespitinin yapılası da aslında oldukça gereklidir. Mesela bir köpekte kalça çıkığı tespiti yapılmış ise o köpek otur komutunu düzgün yapmayabilir ve komutsuz olarak yat pozisyonuna geçebilir. Bu kesinlikle köpeğin başarısızlığı değildir. Yine köpeğin mizacını belirleyip, eğitimi sırasında onu neyin teşvik ettiğini tespit edip ya ısırma tagı ile ya da çeşitli ödül mamaları ile çalışma tercih edilebilir.

Her köpek eğitilir mi?

Köpek eğitimi üzerine yapılan en büyük yanlış ezbere ve kulaktan dolma yapılan eğitim yöntemleridir. Her eğitim yöntemi bütün köpekler için aynı değildir. Verilecek eğitim köpeğin kişiliğine, cinsine, ırkına, yaşına, genlerine, bedensel rahatsızlıklarının olup olmamasına, hormon seviyesine göre seçilmelidir. En çok yapılan hatalardan bir tanesi de tuvalet eğitimi sırasında köpeğin istenmeyen yere çiş veya kaka yapması durumunda köpeği o bölgeye götürüp, zorla gösterilerek koklatılması ve burnunun sürtülmesidir. Fakat bu davranış köpek kafasında “kaka yaptığım için bana kötü davrandılar. Demek ki bu kaka olmazsa bana kızmazlar.” şeklinde bir mantık oluşturabiliyor. Hatta bir sonraki tuvaletinde köpekler kakasını yiyerek ortadan kaldırmaya çalışabiliyor.

Dayak olan her yerde eğitimsizlik vardır

Köpek eğitiminde gerekli olan en önemli faktör; köpek için oluşturulacak ortamdır. Bu alanı seçerken; köpeklerin eğitimden önceki yaşamları göz önünde tutularak, onlara en uygun yerin saptanması gerekir. Bu alanlar genellikle yaşadıkları ev ya da çiftliklerdir. Her köpek eğitilir mir sorusunun cevabına gelecek olursak; kesinlikle eğitilir fakat burada dikkat etmemiz gereken durum; her köpeğin eğitim yönteminin veya süresinin farklı olması gerektiğidir. Bir köpeğin eğitimi 2 aylıktan itibaren başlar. Köpek sahiplerinin de köpeklerine bu aylardan itibaren eğitim vermeye başlamaları faydalı olacaktır. Fakat unutulmamalıdır ki köpek eğitimi; aşırı sabır ve tutarlı davranış gerektirir. Bu yüzden mümkün oldukça eğitim sürecinde sakin olmalı ve ev içerisinde belirli kurallar koymalıdırlar. Köpeğe de baştan beri bu kurallar öğretilmeli ve ev içerisindeki her bir birey de bu kurala bağlı kalmalıdır.

Ayrıca köpekleriyle sürekli konuşmaları, beraber uzun yürüyüşler yapmaları, özellikle de çalışan köpek sahiplerinin eve geldikten sonra köpekleriyle oyun oynamaları köpek psikolojisinde büyük önem taşımaktadır ama özellikle ilk tavsiyem köpeklerine saklanabilecekleri, dinlenebilecekleri ve hatta düşünebilcekleri bir alan oluşturmalarıdır. Bilindiği üzere köpekler doğaları gereği de her zaman saklanabilecekleri, uyuyabilecekleri ve korktuklarında sığınabilecekleri yani kendilerini güvende hissedebilecekleri bir alana ihtiyaç duyarlar. Bunun içinde ev içerisinde buna benzer bir yer oluşturmak; köpeği psikolojik olarak rahatlatacak, stresini azaltacak ve sakinleştirecektir. Biz köpek eğitimine başlamadan önce yaklaşık 1 hafta boyunca sadece köpek sahipleriyle eğitime başlıyoruz. Çünkü hayvan sahiplerinin istemeden de olsa yanlış yaklaşımda bulunması ve istenmeyen tavrıları desteklemesi; köpeğin davranışlarının değişmesine ve problemlere neden olur.

Kediler eğitilir mi?

Kediler köpeklerden farklı olarak henüz tam anlamıyla evcilleştirilmiş değillerdir bu yüzden de pek eğitime açık canlılar değillerdir. Ne yazık ki kedilerin eğitimi köpeklerinki gibi şartlanmayla da olmuyor. Bu konu hakkında bana en çok “kedi ve köpek aynı evde yaşayabilirler mi?” sorusu geliyor. Kedi ve köpek anlaşmalarında agresyon tavırları köpek gösteriyorsa eğer, problem genellikle çözülüyor fakat kedi bu tavırları sergiliyorsa düzeltme oranımız daha az oluyor. Kedi ve köpeklerin anlaşamamasındaki en büyük problem de karşılıklı beden dillerinin tamamen zıt olmalarından kaynaklanıyor. Fakat kedi ve köpeklerin (yetiştirilme tarzlarının da etkisi mutlaka var) çok iyi anlaştığı, kucak kucağa uyuduğu da bir gerçek. Her şey aslında yaklaşımdan ibaret.

Utku Işıkcevahir “aman dikkat!” diyor:

*Eğer köpeğinizin belirli korkuları varsa asla onu yapmak istemediği bir şeye zorlamayın. Korktuğu şeylerle direk yüzleştirmek yerine yavaş yavaş alıştırıp en sonunda onun zararsız olduğunu anlamasını sağlayın.

*Dövme, el teması kurma, bir yere kapatma ya da bunlara benzer tarzdaki kötü yöntemleri kesinlikle kullanmayın.

*Köpeğinize ödül mamasını her zaman vermeyin. Sadece doğru davranışlarda bulunduğu durumlarda ödül maması kullanılmalıdır ve anlık verilmelidir.

*Köpeğinizin tuvalet eğitimi olsa bile günde en az 2 defa dışarıya çıkartın ve köpeğinizle beraber uzun yürüyüşler yapın.

*Köpeğinizin komutları hemen öğrenmesini beklemeyin. Unutmayın ki köpeklerin şartlı refleksleri 21 günde oturur.

*Köpeğiniz evde belirli bir süre yalnız kalıcaksa eğer ona evden çıkmadan önce yumuşak ve sakinleştirici bir müzik açın. Bu stresinin azalmasını, sakin olmasını ve gevşemesini sağlar.

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca çocuklar için hazırlanmış ilk Köpek Irkları-1 çocuk kitabını çıkarmıştır.