Kaşmir
Ece Yüksel’in kedisi Kaşmir’in en sevdiği şey kendi köşesinde uyumak…

Yedi yaşından beri oyunculukla ilgilenen ve “Bıçak Sırtı” dizisiyle bunu meslek haline getiren genç bir hayvansever: Ece Yüksel. Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencisi, kedi sever, hayvansever, doğa sever bir genç. “Nefesim Kesilene Kadar” filmi ile 22. Altın Koza Film Festivali’nde ‘Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü’nü, 21. Sadri Alışık Tiyatro & Sinema Oyuncu Ödülleri’nde ‘Ekrem Bora Umut Veren Oyuncu Ödülü’nü ve 19. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde ‘Genç Cadı Ödülü’nü alan ve şu anda bir tiyatro projesi hazırlığında olan Yüksel ile 14 yaşındaki kedisi Kaşmir hakkında sohbet ettik. Kedisi Kaşmir’i, sokak hayvanlarını, bir hayvan sahibi olmanın güzelliklerini konuştuğumuz Ece Yüksel’in ilk kedili röportajı Kalbimdeki Patiler farkıyla sizlerle!

Çocukluktan beri birlikteyiz

Kaşmir’le aramda çok sıkı bir bağ var. Bir noktada küçük kardeşim gibidir o. Çünkü Kaşmir’le tanıştığımda 5 yaşındaydım. Hatırladığım bütün anlarda Kaşmir var. Bu nedenle ailemin en değerli bir parçası. Şu an 14 yaşında, artık yaşlandı. Eskisi gibi enerjik, hareketli ve aktif değil. Yaramazlığı gitti. Daha uslu, daha sakin bir kedi oldu. Onunla yaşam şu an çok daha değerli. Ama kedi sahibi olmak gerçekten müthiş bir duygu. Herkesin bu duyguyu tatmasını dilerim. Tabii sorumluluklarını alabileceklerse! Hayvan sahiplenmek büyük bir sorumluluk. Buna hazır olup olmadıklarını iyice düşündükten sonra, eğer eminlerse bir kedi sahibi olmak sahip olunabilecek en güzel şeylerden biri!

Kıskanç bir prensese sahibim!

Kaşmir’i tam olarak prenses olarak tanımlayabilirim. Ama birazcık kıskanç bir prenses. Değil başka bir kedi, evde olan bir çocuğa gösterilen ilgiyi bile kıskanır. Eve gelenleri önce koklar, kimlik tespiti yapar, uzaktan biraz izler sonra kendi köşesine çekilir ve rahatsız edilmek istemez. Hatta sırf bu kıskançlığı yüzünden başka bir kedi daha sahiplenmek bizim için hayal oldu. Eğer onun rahatını bozacak bir şey yaparsak bizi küçük tırmıklarla cezalandırabilir 🙂 Sonuçta o da evin bir bireyi. Düzeni, rahatlığı her şeyden önemli. Başta da söylediğim gibi kedi sahibi olmak büyük bir sorumluluk. Onun da yemek saatleri var, ilgiye ihtiyacı var, oyuna ihtiyacı var. Evdeki tüm bireylere sorumluluk yükleniyor, en tatlısından… 

Ece Yüksel
Kediler kadar köpekleri de çok sevdiğini belirten Yüksel, Kaşmir’in yeri çok başka diyor!
Ece Yüksel diyor ki!

Kaşmir benim asil prensesim. Kan bağım olmayan kardeşim. Onunla tanıştığımda henüz çok küçüktü. Kaşmir’i sokaktan kurtardığımızda annesizdi, ilgiye muhtaç bir haldeydi. O gün bugündür bize teşekkür edercesine sevgi gösterilerinde bulundu. Gerçekten hayvan sahibi olmak isteyenler barınaklara gitsinler. Barınaklarda yuva arayan, sevgiye muhtaç çok hayvan var. Onlara yuva olarak çaresizliklerine son verelim. Lütfen sokaklardaki, ormanlardaki hayvanları unutmayalım. Dilerim sokaklarda yaralı gördüğümüz canlara yardım konusunda koşullar çok daha iyi bir hale gelir. 

 

Fotoğraflar: Navit Seyddashti

 

 

 

 

 

2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.