Dilate Kardiyomyopati (DCM); kalp boşluklarının birçok etiyolojik nedene bağlı olarak genişlemesini ifade etmektedir. Bu genişleme, daha sıklıkla kalbin sol ventrikül ve atriumlarında oluşmakta ve sistolik disfonksiyona neden olmaktadır. Sistolik fonksiyon kaybı da kalbin pompalama gücünde azalmayı doğurmakta ve hayvanlarda klinik belirtiler oluşmaktadır.

Hiçbir belirti göstermeden de ilerleyebilir

Dilate Kardiyomyopati genellikle; Dobermann, Alman Çoban Köpeği, Saint Bernard, Dalmaçyalı, Boxer, Labrador Retriever, Golden Retriever, Akbaş ve Kangal gibi büyük ırk köpekleri etkilemektedir fakat Cockerlar’ın da hastalığa duyarlı oldukları unutulmamalıdır! Hastalık, kemoterapi kaynaklı bazı ilaçlar kullanan köpeklerde, hipotroidi (özellikle Golden ve Labrador Retrieverler) ya da hipertrodi hastalarında, enfeksiyon-sepsis geçmişi bulunan köpeklerde (pyometra vb), kronik taşikardili köpeklerde sıklıkla görülmekte ve taurin ve l-karniten yetersizlikleri ile genetik nedenler hastalıktaki yapıcı faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu hastada ise bu etiyolojik nedenlerin hiçbirine rastlanılmayabilmektedir.

Köpeklerde DCM’nin aylar-yıllar sürebilen uzun bir erken dönemi bulunmaktadır. Bu dönemdeki hastalarda klinik belirtiler gözlemlenmemektedir. Hasta sahipleri bu dönemden ziyade daha çok kalp yetmezliğinin belirtileri başladığında durumdan haberdar olmaktadır. Dolayısıyla hastalığa yatkın ırk köpeklerde özellikle rutin kardiyolojik muayenelerin yaptırılması çok önemlidir. Bu dönemde hasta sahipleri tarafından fark edilmeyen birçok unsur Veteriner Hekimler tarafından ortaya konmaktadır. Özellikle bu sessiz dönemde yatkın ırklarda ani ölümler sıklıkla görülmekte, bu çoğu kez hasta sahipleri tarafından köpeğim kalp krizi geçirdi şeklinde yorumlanmaktadır. Sadece bu ani ölüm riski dahi, özellikle hastalığa yatkın ırklarda erken dönemde rutin kardiyolojik kontrollerin yapılmasının önemini ortaya koymaktadır.

Özellikle 6 ayda bir köpeklerin klinik belirti olmasa dahi rutin veteriner hekim kontrolleri çok önemlidir

Genel kontrolleri aksatmayın!

Uzun süren sessiz-klinik belirti göstermeyen bir aşamadan sonra hastalığın ilerlemesiyle Dilate Kardiyomyopati (DCM) ve konjestif kalp yetmezliği ile ilişkili klinik şikayetler ortaya çıkmakta, ancak o zaman hasta sahipleri tarafından durum farkedilebilir olmaktadır. Dolayısıyla erken dönemde rutin kardiyolojik kontrollerin Veteriner Hekimler tarafından yapılması önem kazanmaktadır. Burada hasta sahiplerinden ricam mutlaka bu durumun farkında olmalarıdır! İleri dönem Dilate Kardiyomyopatili köpeklerde; öksürük, merdiven dahi çıkmak istemeyecek düzeyde erken yorulma ve güçsüzlük, solunum güçlüğü, bayılma ve kilo kaybı gibi belirtiler belirginleşmektedir.

Hastalığın klinik belirti göstermeyen erken döneminde Veteriner Hekim tarafından yapılan Ekokardiyografik değerlendirmeler bulgu vermemekte; daha sıklıkla hastalık aritmi doğurucu şekliyle ortaya çıkmaktadır. Bu aritmojenik etkiler elektrokardiyografi ya da Holter kayıtlarıyla Veteriner Hekimler tarafından ortaya konabilmektedir. Hastalığa yatkın ırklarda erken dönemde yapılan kan analizlerinde de, özellikle hastalık daha klinik belirti vermeden ortaya konabilmektedir. Hastalığın ileri döneminde ise teşhiste bu kez ekokardiyografi ve radyografinin önemi daha da artmaktadır.

Dilate Kardiyomyopatili köpeklerde tedavilerin yönlendirilmesi ve hastalığın yönetimi, hastalığın erken dönemde mi yoksa geç dönemde mi olmasına göre değişmekte; erken dönemde teşhisi yapılabilen hastalarda ilaçlarla yaşam süresi çok daha fazla uzatılabilmektedir. Dilate Kardiyomyopatili hastalar ileri dönemde belirlense dahi tedaviler çoğu zaman yüz güldürücü olmaktadır. Özellikle etiyolojik nedenin belirlenebildiği hastalarda tedavi ve hastalığın yönlendirilmesi daha kolay olmaktadır.

Aman dikkat!

Dilate Kardiyomyopati birçok hastalıkta ikincil olarak ortaya çıkabilmektedir. Labrador ve Golden gibi ırklar hipotroidiye (troid fonksiyonlarının az çalışması) yatkın ırklardır. Hipotroidi ve Dilate Kardiyomyopati (DCM) ilişkisi oldukça yüksektir. Bu durumdaki hastalarda çoğu kez troid hastalığının tedavisi kalp fonksiyonlarının da düzelmesini sağlayabilmektedir. Uzun süredir hipotroidi teşhisi bulunan hasta sahiplerine Dilate Kardiyomyopati açısından da tetikte olmaları ve bahsettiğim kalp yetmezliği belirtilerini farkettiklerinde mutlaka bu durumu Veteriner Hekimleriyle paylaşmalarını öneriyorum. Benzer durum çok daha az sıklıkla karşılaşsak da, hipertroidili köpeklerde de taşikardi nedenli oluşabilmekte!

Lenfoma ya da benzeri onkolojik nedenlerle kemoterapi tedavisi gören köpeklerde bazı kemoterapötik ajanlar da Dilate Kardiyomyopati ya da geçici sistolik fonkiyon kaybına neden olabilmektedirler. 

Bir diğer hasta grupları ise pyometra dediğimiz rahim iltihabı olan köpeklerdir. Pyometra ve benzeri enfeksiyon-sepsis tabloları da geçici sistolik fonksiyona neden olarak Dilate Kardiyomyopatiyi taklit edebilmektedir. Ayrıca, köpeklerde taurin ve l-carniten yetersizlikleri, kan parazitleri ve Lyme hastalığı da benzer sistolik fonksiyon kayıplarına neden olabilmektedir.

Erken dönemde Dilate Kardiyomyopati teşhisi yapılan köpeklerin sahiplerine şunu iletmekteyiz: “Köpeğinizdeki kalp sorunu ileri yaşlarda mutlaka ortaya çıkacak ve klinik belirti gösterecek, buna karşı hazırlıklı olunması gerekiyor”. Öncelikle hasta sahiplerinin bu açıdan hastalığın klinik belirtilere karşı farkındalıklarını artırmaları gerekmekte! Ve özellikle belirli aralıklarla köpeklerinin kardiyolojik kontrollerini yaptırmaları, bu açıdan Veteriner Hekimlerinin yönlendirmelerini takip etmeleri istenmektedir. Erken dönemde teşhisi yapılan köpeklere reçete edilen ilaçların hasta sahipleri tarafından özenle kullanılmasını öneriyoruz. Hasta sahipleri köpeklerinde dışarıdan bakıldığında bir anormallik ya da klinik belirti görmediklerinden çoğu kez erken dönem Dilate Kardiyomyopati teşhisi konulmuş köpeklerine reçete edilen ilaçları kullanmaktan kaçınabilmekteler. Unutulmamalıdır ki hastalığın bu erken dönemindeki ilaç tedavisi yaşam süresini kayda değer şekilde artırmaktadır!

Klinik belirti gösteren Dilate Kardiyomyopatili köpeklerde ise ilaç tedavisi yanında; hasta sahiplerine köpeklerinin gezinti-egzersiz sürelerini azaltmalarını, köpeklerini daha az yormalarını, aşırı tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmalarını ve köpeklerini aşırı sıcak maruziyetinden korumalarını öneriyoruz.

Küçük dostlarımıza bol neşeli ve sağlıklı günler diliyorum.