Hayvan sevgisini ailede tatma şansı olan kişilerin daha merhametli olduğuna inanırım. Doğaya, hayvana, yaşayan tüm canlılara daha farklı baktıklarına, daha sevecen, daha nazik olduklarına inanırım. Aynı Yeşim Gül gibi… Hayvan sevgisinin babası sayesinde kalbinde yer ettiğini, her gün sokaktaki camlara yemek ve su koymayı ondan gördüğünü, babasıyla birlikte hayvanlara sevgiyle yaklaşması gerektiğini öğrendiği babasıyla başladığını söyleyen Yeşim Gül gibi…

Babam her zaman beni de yanına alıp, sokaktaki hayvanlara yemek ve su vermeye götürürdü. Her gün sokaktakilerin karnını doyururduk. Sadece yemek, su değil, “önce sevgi” derdi babam, sevgi… “Dökün onlara, sev, konuş” derdi. İşte daha minicikken bu sevgiyle büyüdüm ve bu sevgiyi paylaştım. Bu yaşıma kadar ve bundan sonra da ömrüm yettiğince bu sevgiyi taşımaya ve paylaşmaya devam edeceğim. Onlarla yaşamanın her şeyi o kadar güzel ki; bakışları, sevgileri, paylaşımları… Sevgi gösterirken fedakarlığı ve özverinin hazzını yaşamak, koşulsuz, çıkarsız yaşamak… Anlatılamaz…

Hayvan sahibi olmak çok güzel, peki ya sizce zorlukları?

Açıkçası köpek sahibi olmanın benim için hiç mi hiç zorluğu yok. Tam tersine, bir dünya kolaylığı ve kattığı şeyler var. Onlar benim çocuklarım, en değerlilerim, kendimden çok önem verdiğim evlatlarım. Günümü güzelleştirenlerim… Ki benim köpeklerim hep şiddet gören, terk edilen, tecavüz mağduru köpekler oldu. O yüzden onların zorlukları hiçbir zaman olmadı. Çünkü gerçekten zor durumda olan canlara sahip çıkmak, bir nebze olsun onların hayatlarını kolaylaştırmak ve sıcak bir yuvada rahat etmelerini sağlamak istediğim için onlarla aynı evi, aynı hayatı paylaştım. Evime aldığımda yavaş yavaş o korkak hallerinden sıyrıldılar ve güvende olduklarını hissettiler. Beni ve onlara sıcak bir yuva olan evimi benimsediler. Sevgi ve güven duygusuyla aştık bu travmaları o canlarımla. Zorluk kelimesi bizim için hiç olmadı…

Canlar sevgiyle büyür, hiçbir zaman sesimi bile yükseltmem asla. Aynı küçük bir bebeği yetiştirmedeki hassasiyetle davranırım. Onlara içimdeki sevgiyi aktararak büyütüyorum. Onların tek isteği sadece sevgi o kadar… Siz nasıl yaşarsanız, nasıl severseniz onlar size 1000 katını yaşatır. Koşulsuz bir beklenti, karşılıksız bir sevgi…

Veteriner hizmetleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Yaygın olmayan aşırı derecede pahalı sokak hayvanlarıyla yeterli düzenlemeye sahip olmayan hayvan sahiplerini yeterince bilgilendirmeyen bir sistem olarak görüyorum. İyileri tenzih ediyorum tabi…

Yeşim Gül diyor ki!

Bir anlık heyecanla hareket etmeyip, uzun vadeli bir sahiplenme anlayışı esas alınmalı. Unutmamız gereken o kadar çok şey var ki aslında… Evcil dostlarımızla ilgili tüm detaylar öğrenilmeli, onların da duyarlı, hassas oldukları, bir can taşıdıkları unutulmamalı… Bir hevesle satın alınarak ardından sokağa terk edilmeleri ya da şiddete maruz kaldıkları travmaları unutulmamalı… Onların da bizim evimizin bir ferdi, canı oldukları  unutulmamalı… Bu hususlar sadece bireysel insiyatiflere terk edilmemeli. Devlet başta olmak üzere tüm tüzel kuruluşlar kurumsal ve kapsayıcı düzenlemeler yapmalıdır… Sevgi ve sevgiyi gösterme konusunda sıkıntılar yaşadığımız bir ülkede maalesef bundan en çok nasibini tüm can dostlarımız almaktadır. Hayvanlara yönelik şiddetin yasal anlamda gerektiği gibi düzenlenmemesi özellikle sokak hayvanlarının biz insanlar tarafından gasp edildiği dikkate alındığında çok üzücü tablolarla karşılaşmak zorunda kalıyoruz. Lütfen biraz farkında olalım!

Röportaj: Veteriner Hekimi Yağmur Ağcaoğlu
Fotoğraf ve Video: Gökmen Şaban
2007-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde eğitim gören Yağmur Ağcaoğlu, Bobby ve Yosun adında iki köpek ve Bıdık adında kör kedi sahibidir. Mezun olduktan sonra hayvan sağlığı dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptıktan sonra Kalbimdeki Patiler sitesini kuran Ağcaoğlu, yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekmektedir.