Modern (!) hayatta gündelik hayat nasıl da hızlı geçiyor, tam bir koşturmaca! Sabah oldu. Alarmı 5 dakika ertele. Alarmı 5 dakika daha erteleme, kalk. Giyin. Hazırlan. İşe git. Mesai. Mesai. Mesai… Öğle arası. Mesai… Mesaiyi bitir. Trafik. Eve dön. Yemek vakti. Ev işleri? Arkadaşlar? Hobiler? Spor? Eğlence? Uyku. Sabah oldu. Alarmı 5 dakika daha erteleme, kalk. Giyin. İşe git… Takvimlerimiz hep bu rutine binmiş tempo içerisinde işimize, kendimize, arkadaşlarımıza, ilişkilerimize, kişisel gelişimimize, evimize, eğlenceye, sanata, spora vb. vakit ayırma çabamız içerisinde şekillenmiş günlerle dolu… Kimi zaman bir taraf ağır basıyor, bir diğer gün başka bir taraf, kalan başka bir günde ise eksik kalan bir diğerini toplamaya çalışıyoruz. Takvimin genel fotoğrafına baktığımızda dengeli hissediyorsak bir şeyler doğru gidiyor. Tüm bu akış içerisinde bir de evcil hayvan sahibiysek bizden ilgi bekleyen BAMBAŞKA bir dostumuz ve BAMBAŞKA bir sorumluluğumuz daha var demek. Hatta öyle bir canlı ki o, temel gereksinimleri dışında bizim ilgimiz ve sevgimizden başka hiçbir ihtiyacı ve beklentisi yok! Bu evcil hayvan sahipleri için günü şekillendirmede BAMBAŞKA bir çaba demek…

Her sabah köpeğiyle “keşke seni de iş yerime götürebilsem!” diye vedalaşmak zorunda kalan büyük bir çoğunluk olduğumuzu düşünüyorum. Köpeğiyle iş ortamında (ki iş yaşamı, günün ve haftanın oldukça yüklü bir zamanı demek) bir arada olma fırsatı olan azınlığa nasıl özendiğimi anlatamam. Keşke, keşke, keşke hepimiz iş ortamında onlarla olabilsek, biz bilgisayar başında işlerimizi hallederken masamızın altında yatan köpeğimizin motivasyonumuza ve performansımıza nasıl olumlu etki edebileceğini gösterebilsek… Evet, tamam bu şu an için bir hayal ve büyük bir keşke! Peki, köpeklerimizin mamalarını vermek, bakımlarını yapmak, veteriner ziyaretlerini ihmal etmemek, gezinti ve oyun isteklerini karşılamak gibi olağan ritüeller dışında onları kendimize kalan vakitte günlük hayat aktivitelerimize daha başka nasıl dahil edebiliriz? İşte hem sizin hem de onların içinde yer almaktan keyif alacağını düşündüğümüz 10 öneri!

ARABAYLA TURLAMAK

Ooo… Bu bir klasik! Arabanın sağ dikiz aynasındaki o görüntü: Hafif aralık bir camın ardında sarkan bir dil ve şehri koklayan bakışlar! Hiçbir köpeğin şehrin caddelerinin gözlerinin önünden kare kare akmasına hayır diyeceğini zannetmiyoruz. Malum, gözlem yapmaya bayılıyorlar. Yandan geçen arabalardan aldıkları gülücükler, sallanan eller ve öpücükler de cabası.

ÇİMENLERDE PATİLEMEK

Çimenlere ve toprağa pati basmaya bayılan bir tek köpeklerimiz değil. Hazır havalar da güzelleşmişken, ayakkabıları çıkarıp çıplak ayaklarla çimlere basmaya ne dersiniz? Köpeklerimizle güneşin altında bedenlerimizi dinlendirdiğimiz dakikalar keyifte tam bir ortak kesişim kümesi!

HAMAKTA SALLANMAK

Yine mevsime uygun harika bir seçenek! Bir hamak bulmalı ve elimizde kitabımız içine uzanıp, tıngır mıngır, tıngır mıngır sallanmalıyız. Köpeğimiz de bel oyuntumuza yerleşti mi, oh, kesin uyur! Küçük köpek ırklarıyla ağırlık endişesi yaşamadan gerçekleştirebileceğiniz bu aktivitede, “hoppala yerdeyiz!” düşmesi yaşamamak için büyük ırk cinsi köpeğinizle birlikte kilonuzun hamağın taşıyabileceği sınırları geçmemesine dikkat etmeyi unutmayın.

ŞEKERİM YÜZMEYİ SEVER MİSİN?

Biz yüzmeyi seviyoruz ve o kadar şaşırtıcı değiliz. Ama köpeklerin bazıları yüzmeye bayılıyor ki bu oldukça eğlenceli! Sizinki de bir su köpeği mi değil mi test etmek için yaz vakti süper bir zamanlama… Veteriner hekiminize köpeğinizin cinsine bağlı olarak yüzmesinin bir sakıncası olup olmadığını danıştıktan sonra, sulara birlikte ayak basıp ve mutlaka yanında ona eşlik ederek onun bir su köpeği olup olmadığını test edebilirsiniz. Kendisi suyu sever ve su sporcusu olduğunu kanıtlarsa birlikte kulaçlar atmak büyük neşe!

yüzmek

TEMİZLİK SÜPÜRGESİNE MEYDAN OKUMAK

Malumunuz ev dediğimiz dekor değil, arada bir “tozumu al”, “beni bir süpür” diyen adeta bir canlı! Köpeğinizin siz evi temizlerken neler yaptığını hiç gözlemlediniz mi? Mesela benim köpeğim Luna için “temizlik süpürgesi” çok ses çıkaran ve oyuncaklarını yutma potansiyeli olan bir canavar! Temizlik süpürgesi ne zaman ortaya çıksa oyuncaklarının önüne geçer ve “Hav! Hav sana!” diyerek süpürgenin gel-gitlerine karşılık verir. Bana kalırsa temizliği komik hale getiren, arada bir tırsıp zıplayarak kaçıp, sonra “oyuncaklarım var canavardan korumam gereken” diye cesaretini toplayıp geri geldiği, kendi kurduğu oldukça zevkli bir oyun! Sizinki nasıl oyunlar kuruyordur kim bilir?

MÜZİK, SPOR, EĞLENCE!

Müzik, spor, eğlence! Basın en sevdiğiniz şarkıya, açın müziğin sesini. Egzersiz yapmak için spor salonuna ihtiyacınız yok. Siz hoplayıp, zıplayıp, kaslarınızı güçlendirirken köpeğiniz “bu ne yapıyor ya?” bakışıyla size şaşkınla bakmak dışında, “oynamak mı istiyor acaba?” diyerek oyuncağını getirebilir ya da “ben de boş durmayayım şuradan şuraya koşayım o zaman” heyecanıyla size katılabilir. Tabii, siz yerde mekik çekmeye çalışırken, “Aaa canım sen de mi yerdeydin, ne iyi oldu boyun boyuma” diyerek öpücük almaya da çalışabilirler! İşte, motivasyon dedikleri!

SEVGİ DOLU BİR SEYİRCİ KİTLESİYİZ

İzlemek istediğiniz filmler birikti gidiyor! Alın köpeğinizi yanınıza, yayılın halının üstüne ya da koltuğa… Romantik, komedi, macera, dram vb. film hangi tür olursa olsun emin olabilirsiniz ki size sarılarak, göbek okşayışı, kulak arkası kaşıması alan köpeğiniz her türün beğeni dolu seyirci kitlesini oluşturuyor!

HAYVANSEVER MEKANLAR TERCİHİMİZ

Arkadaşlarınızla buluşacaksınız ya da kendi kendinize kahvenizi içip derginizi okumak üzere dışarı çıkmak üzeresiniz. Aklınıza gelen soru: “Köpeğim de benimle gelebilir mi?” Birçok cafe ve restoran özellikle bahçe kısmı varsa sizi köpeğinizle misafir etmekten büyük memnuniyet duyuyor, bu yüzden cevabınız bu mekanları tercih ettiğiniz sürece evet! Keşfettiğiniz hayvan sever mekanlarda tatlı dostunuz masanın altında oturup gelen geçeni izleyip sosyalleşirken size de birlikte yapabildiğiniz bu aktivitenin doyasıya tadını çıkarmak kalıyor.

DOĞAYA DÖNDÜK

Masmavi bir gökyüzü altında, bol oksijen ve yeşillik içeren bu aktivite hem size hem köpeğinize mutluluk ve huzur olarak geri dönecek çok sağlıklı bir alternatif. Şehirdeki güzel parkları, yakınlardaki göl kenarlarını keşfetmeye bakın. Tabii deniz kenarında yaşıyorsanız “ver elini sahil şeridi” demeniz bile yeterli!

MUTFAK BİR ŞOV SAHNESİ

Köpeği olan hiçbir şef mutfakta yalnız değildir! Mutfağa girdiğiniz anda, illa obur bir tombiş olmasına gerek yok, köpeğiniz mutlaka kafasında “Bana mı o?”, “Köfte mi ki şu?” sorularıyla bir mutfak yoklama – koklama turuna gelecektir. İşte, siz usta tariflerin hakkını verirken, hazır ol pozisyonuna geçmiş bir vaziyette “ben de bir tadayım” bakışları atan tatlı bir asistanınız var. Zaman zaman içinde şeker barındırmayan yemek denemelerinizi öğrettiğiniz birkaç güzel hareketi size yapması karşılığında ona azıcık ucundan tattırabilir, mutfağı ikinizin de hünerlerini sergilediği bir şov sahnesine çevirebilirsiniz.